Herkes hayattaki zorluklardan, acılardan ve düzensizlikten şikâyet etmesine rağmen hayatı daha iyi, daha düzenli bir hale getirmek için kimse parmağını bile kıpır datmıyor. Hepimiz hayata dışarıdan bakan seyircileriz sanki, her şeyi ve herkesi yargılamak üzere görevlendirilmiş gibiyiz. Herkes büyük işler, büyük şahsiyetler, büyük sevinçler isteyip beklerken, kendisini ve çevresindeki ha- yatı alışılmış bayağılığın milim bile üzerine yükseltmeyi düşünenlerin sayısı oldukça azdır. İnsanlar borçlarını ödememek için her yönteme başvuran vicdansız borçlu- lara benziyor.