Barış bircan

Barış bircan
@Babi
Rekabet Uzman Yardımcısı
Lisans
Ankara
Manisa, 6 Aralık
4 okur puanı
Mart 2017 tarihinde katıldı
Bir veda havası
Kitabın arkasını okuyunca ne kadar özgün bir konuya sahip olduğunu düşündüm. Tıpkı daha önce okuduğum King kitaplarının tanıtıcı yazılarını okuduğumda olduğu gibi. Hikaye beni kendine çekerken, boğucu detaylar ise kendinden soğutmaya çalışıyordu. Ve galiba kazanan boğucu detaylar oldu. Tabi burada bütün ihaleyi King'e yıkmam haksızlık olur. Benim de eskisi kadar iyi bir okur olmadığım ortada. Stephen King`in yayıncısının elinde senetler var galiba. 600 sayfanın altında yazarsan seni mahvederim türünden. O kadar çok kişi var ki insan isimleri aklında tutamıyor, dahası önemsemiyor. Kitabın bir çok yerinde "Orlando'da kendisini torpille hastaneye güvenlik olarak sokmuş kaynının kızının sınıfındaki akranlarına göre iri kıyım olan Gareth" gibi öbekler mevcut. Evet King'i çok seviyorum, konularını çok seviyorum ama malesef ayrılık kaçınılmaz. Kitabı 450 sayfa okudum ama fazlası için gücüm kalmadı. Kitabı yarım bırakmanın suçluluk duygusu, nefes almamamı zorlaştıran detaylarda boğulmayacak olmamın huzuru karşısında bu sefer ağır basamadı. Hoşçakal King, lütfen daha kısa yaz...
Edebiyat
Uyuyan GüzellerStephen King · Altın Kitaplar · 2018819 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Güncellemeyle daha iyi olacağına bozulan telefon uygulaması beeeee
Puan vermedi
Fazla uzatmayacağım, şayet kitap olarak çok yazılıp çizilecek bir kitap değil. Beklentilerin de yüksek olmasının etkisi olsa da hiç bir beklenti yokken de okunsa kitap en fazla on üzerinden üç alır. Tek güzel yanı sanki okurken dizinin izlemediğiniz bölümüne denk gelmişsiniz gibi hissettirmesi. O da sonuna kadar sürüyor... Sonu lm'den beklenilen bir son değil çok klişe olmuş. Başka bir nokta da dizide hiç küfür edilmezken kitapta biraz argoya yer verilmiş olması . Küfür benim için sorun değil hayatın bir gerçekliği sonuçta. Ama lm'de bir küfür görünce yadırgadım. Dizinin en güzel yanlarından biri orijinal ve argo içermeyen kürfürleriydi. İnsan merak etmeden duramıyor acaba rtük falan olmasa dizideki o güzelim küfür yerine kullanılan benzetmeler yine kullanılır mıydı? Cevabı sanki olumsuz gibi.. Dizi bir efsaneydi; senarist, oyuncular, yönetmen... Bir arada muazzam... Ama ayrı ayrı pek tat vermeyip sıradanlaşıyorlar. Dizi takım oyunu ve ruhuyla şampiyon olan Bursaspor, Leicester gibiydi.. Ama ayrı ayrı ne oyuncular ne de teknik direktör o seviyede değildir ve o ahenk bir daha yakalanamaz. O yüzden lm hatıralarda güzel kalan bir anı, kitap gelmese de olurmuş
Edebiyat
Leyla ile MecnunBurak Aksak · Küsurat Yayınları · 201817,6bin okunma
Aylak değil karaktersiz adam
Puan vermedi·192 syf.··
2018 3. kitabı
*spoiler içerir * Türk edebiyatının kült eserlerinden biri... Okurken çok düşündüm Aylak adamı bu kadar 'meşhur' yapan neydi diye. Zamanının ötesinde bir anlatıma ya da konuya sahip olabileceği ihtimalinden başka bir şey bulamadım kendimce. Kimin konuştuğunu anlamaya çalışmakla geçen bir giriş ve Yunus Nadi Roman yarışmasına yetişmek için alelacele bitirilmiş bir son... İlk bakışta insanı soğutan şeylerdi. İçerik açısından ise Tutunamayanlar'a ilham vermesi dışında elle tutulur bir şey yok.. Hele ki romanın ana karakteri Bay C. tam insanı okumaktan soğutan cinsten. Babasının hiçbir şeyini kabul etmezken parasını gayet güzel yiyen, hayatında herhangi bir başarısı olmayan, insanları sürekli küçümseyen bir tip. Ayşe olan ilişkilerini hiç yoktan bitiren, sonrasında biraz hayatın biraz da Ayşe'nin gayretiyle tekrar hak etmediği bir mutluluğu yakalama şansını bile kibriyle harcayan biri. Ayşe'nin kendisini sevmesi için bütün ailesinden vazgeçmesini isteyen, beni sevseydi günlerin adını bilmezdi diye aptalca düşüncelere sahip, empati yeteneğinden tamamen yoksun hastalıklı bir insan. Küçükken babasından, annesinden göremediği sevgiden bahsedilerek okura işte bunlardan dolayı böyle biri olmuş mesajı verilmek isteniyor gibiydi. Ancak romanda ne arkadas çevresi ne de yakınlaştığı kadınlar tarafından kendisine bir ötekileştirme yapılmıyor. Kimsenin yaşadığı bazı zorlukları bahane ederek böyle bencil olması kabul edilemez. Ama bu konuda tam bir günümüz insanı: Hiç bir halta yaramadan "kimse beni anlamıyor" lar, "ben farklıyım" lar... Hikayede en çok mutlu olduğum an kitabın sonunda B.'yi yakalayamaması. Mutluluğu hak etmeyen birinin kitabın sonunda mutlu olması beni daha da üzerdi. Mutluluk onun için çabalayanların hakkı, hiçbir şey yapmayan şanslı züppelerin değil. Ben okudum
Edebiyat
Aylak AdamYusuf Atılgan · Can Yayınları · 201971,1bin okunma