Madam Bovary 1856 yılında yazılmaya başlanmış ve yazımı 5 yıl sürmüş. Fransız gerçekçiliğinin en iyi ve etkili örneği kabul ediliyor. Zaten gerçek hayattaki bir olaydan yola çıkılarak yazılmış.
Ana olay; iyi eğitim almış bir çiftçi kızının evlenmesi ve evlilikten beklentilerini karşılayamaması üzerine yasak ilişkiler yoluyla tutkularının peşinden gitmesi, bunun sonunda da tam bir yıkım yaşamasıdır.
Flaubert karakterleri, olayları, mekânları ilmek ilmek işemiş. Biçim ve sanatsallık bakımından yazarın da umduğu gibi tam bir yetenek gösterisi olmuş.
Kahramanların hepsi taşra burjuvazisidir. Ancak Flaubert, burjuva kelimesini “kentte yaşayan” anlamının dışında “ yaşamın maddi yönüyle ilgilenen” anlamında kullanmıştır.
Charles; ilk karısıyla maddi çıkarları için evlenmiş ancak onu hiç sevmemiştir. Sağlık memurudur. Taşrada görev yapar. Cansıkıcı, hantal, miskin, kültürsüzdür. Emma’yı sever, ona karşı anlayışlı ve bağışlayıcıdır ancak zerre kadar hırsı olmayan bir adamdır. Monoton bir evliliğin rahatlığını simgeler.
Rodolp; serseri, kötü kadınlarla ilişki kuran, parasına güvenen ama ucuz, bayağı, hayvansı bir çekiciliği vardır. Emma’yı gerçekten sevmez. Amacı ondan faydalanmaktır.
Leon; genç, gözü yükseklerde, Emma’nın tutkularının farkında, gerçek bir hanımefendi ile yaşadığı ilişki onu bir üst sınıfa ait hissettirir. Derinliği olmayan sığ bir kişilik.
Emma; akıllı, duyarlı, iyi eğitim almış ama boş kafalıdır. Çekici, güzel, ince, hayalci, tutkulu, heyecanlıdır. Kitap okumayı sever ancak kötü bir okurdur. Kitap okurken heyecanlarına kapılır. Sığ ve çocukça bir biçimde kendini kadın roman kişilerinin yerine koyar. Manastırda okuduğu romanlar, hepsi de aşklar, sevgililer, ıssız köşklerde çile dolduran hanımlar,