1964 doğumlu Ayfer Tunç aslında siyasal bilgiler mezunu. 1983 yılından itibaren edebiyatla yakından ilgilenmeye başlamış. İyi ki başlamış. Çünkü onu hem okurken hem de dinlerken, ülkemizin gerçeklerinin ne kadar farkında ve bunu ne kadar iyi ifade ediyor diyorum her seferinde.
Aziz Bey hadisesi az karakterli ve bir tek kişinin yaşamına odaklanmış uzun bir öykü. Kahramanımız Aziz Bey huysuz, kibirli, otoriter bir babanın ve kendi halinde silik karakterli bir annenin evladıdır. Bir gün babasına kızıp kapıyı çeker çıkar. Sevilmek ümidiyle aşk sandığı bir maceranın peşine düşer. Umduğunu bulamaz, uzun süre sonra geri döner gelir. Ancak gelip de görememek var. Annesi ölmüş babası ona ömrünün sonuna kadar küsmüştür. Gazinolarda tamburi olarak çalışmaya başlar. İşinde başarılı olur. Annesi gibi silik karakterli bir kızla evlenir. Bir türlü sevilmemiş Aziz, sevmeyi de başaramaz. Birgün sevilme ümidiyle yaşlanan eşi de bu dünyadan göçer. Onu sevgisiz bıraktığını anlar Aziz fakat iş işten geçmiştir. Yaşadıklarını tamburuna yansıtır. Efkarlı, kibirli, kendini beğenen biri olur çıkar. Ancak dönem de değişmiştir. İnsanlar artık daha çok kadınlı erkekli eğlenmek için gelir bu mekanlara. Aziz Beyin sanatı alıcı bulmaz ama sanatında hiçbir değişiklik yapmaz inatla. Sonunda işini de kaybeder ve aslında her şeyini kaybetmiştir.
Bir adamın düşüşünün hikayesi Aziz Bey. Yazarın karakter analizi ve olaydan ziyade durum tasvirleri oldukça başarılı. Ben severek okudum tavsiye ederim arkadaşlar.