Baran

Baran
Pratikten yalıtılmış düşüncenin gerçekliği ya da gerçeksizliği konusundaki tartışma, tamamıyla skolastik bir sorundur. Feurbach üzerine II. Tez
493 okur puanı
Ocak 2018 tarihinde katıldı
Ondokuzuncu yüzyıl başlarında (bizi ilgilendiren tarih de bu), zenciler, ırmağın iki yakası boyunca uzanıp giden pamuk tarlalarında gündoğumundan günbatımma ırgatlık ederlerdi. Toz toprak içindeki ahşap barakalarda yatıp kalkarlardı. Analarla çocukları arasındaki ilişkileri saymazsak, akrabalık ilişkileri rastgele ve belirsizdi. Adlan vardı, ama soyadsız da geçinip gidiyorlardı. Okuma yazmaları da yoktu. Yumuşak, tiz sesleriyle, ünlüleri uzatarak tekdüze bir İngilizce konuşurlardı. Sıra sıra dizilir, ırgatbaşınm kamçısı altında iki büklüm çalışırlardı. Kaçmayagörsünler, koca sakallı adamlar güzel atlarına atlarlar, hırlayıp havlayan av köpekleriyle izlerini sürüp yakalarlardı onları.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Marx'ın yöntemi, her ne kadar natüralist ve ampirik olsa da pozitivist değil daha çok realisttir; ve epistemolojik diyalektiği onu belli bir ontolojik ve koşullu ilişkisel diyalektiğe de bağlamaktadır. Bir mektupta Marx şu gözlemde bulunur: "bilimsel diyalektiğin sırrı", "ekonomik kategorileri, maddi üretimin belli bir gelişme safhasına tekabül eden, tarihsel üretim ilişkilerinin kuramsal ifadesi olarak" kavramaya dayanır. Marx'ın diyalektiği bilimseldir çünkü düşüncedeki çelişkileri ve sosyo-ekonomik yaşantının krizleri ni, onları üreten tikel çelişkili zaruri ilişkiler açısından açıklar ( ontolojik diyalektik). Ve Marx'ın diyalektiği tarihseldir çünkü hem tanımladığı ilişkiler ve koşullardaki değişikliklerden kaynaklanır hem de bunların (koşullu olarak) bir aktörüdür (ilişkisel diyalektik).
Yaşamı evrimi içinde ve süreç halinde kavradığından, yalnızca "gerçek"i değil, gerçeklikteki "doğru"yu da, yalnızca "olmakta olan"ı değil, "olabilir olan"ı da, "olması geken"i de, yalnızca "şimdi"yi değil, "gelecek"i de kucaklar, dünü bugüne, bugünü yarına bağlar.
Burjuvazinin bağlandığı, önerdiği idealizm, metafizik, gizemcilik, bireycilik gibi görüşler ile yöntemler nesnelciliği yolundan saptirir köreltir: Varlıkların, olayların çok yanlı, çelişkili, birbiriyle bağlantılı, değişken bir bütün olarak değil, tek yanlı, çelişkisiz, parçalı, birbirinden bağımsız, duruk birer nesne olarak çözümlenmesine yol açar. Tikeli tümelden, şimdiyi gelecekten, düşünceyi işlevden, bireyi toplumdan, kişi yi sınıfından soyutlamaya çabalar.
Marx'ın politik iktisat analizi, bir nesnenin ne olduğu ile nasıl göründüğü arasındaki yarığı ifşa etmekle kalmaz ama aynı zamanda, o nesnenin kendini deneyime sunma biçimi ile gerçekte olduğu biçim arasındaki çelişkiyi de ifşa eder.