Sovyetler Birliği'nin geniş çaplı manevi başarıları, büyük oranda korkunun ortadan kaldırılmasına bağlıdır. Kapitalist bir ülkede korku işçilerin hiç aklından çıkmaz. İşten çıkarılma korkusu, kapının hemen önünde duran bin kadar işsiz adamın işini elinden kapmaya can atmasının verdiği korku, bir insanın ruhunu yaralar ve itaatkarlığı besler. İşsiz kalma korkusu, ekonomik kriz korkusu, ticari çöküntü korkusu, hastalık korkusu, yoksulluk içinde bir yaş lılık korkusu işçinin zihninde ezici bir ağırlık oluşturur. Onunla f elaket arasında, sadece birkaç haftalık ücreti durur. Elinde bir ke nara ayırdığı bir şeyler yoktur. Sovyetler Birliği'ne giden bir ziyaretçiyi işte en kuvvetli biçimde bu korkunun yokluğu çarpar. Bir çocuk doğduğunda onun bakımıyla ilgili korkular Sovyet ana babaların belini bükmez. Doktor masraflarından, okul ücretlerinden ya da üniversite ücretlerinden korkmak diye bir şey yoktur. Az çalışma ya da fazla çalışma korku su yoktur. Kimsenin işsiz olmadığı bir ülkede ücretlerin düşürülmesi korkusu da yoktur. Bir işe gereksinim duyulduğu müddet çe, iş herkese açıktır. Sovyetler Birliği'nde işçilere talep vardır ve ücretler yükselir.