Baran

Baran
Pratikten yalıtılmış düşüncenin gerçekliği ya da gerçeksizliği konusundaki tartışma, tamamıyla skolastik bir sorundur. Feurbach üzerine II. Tez
493 okur puanı
Ocak 2018 tarihinde katıldı
Einstein Yahudiliğin en önemli özelliğinin “tüm insanlar arasındaki karşılıklı yardım ve hoşgörü idealine eşlik eden demokratik bir toplumsal adalet ideali” olduğunu iddia edebilmişti bir zamanlar ve bunu söylediğinde ona kimse katıla katıla gülmemişti. Şimdi ise buna Tanrı bile güler… veya ağlar.
Reklam
Ne Yapmalı?
Ne yapmalı? Veya, daha somut olarak, tüm bunların varlığında öğrenciler ne yapmalı? Öncelikle, eğer bütün sınıf bu yönde tavır almıyorsa sınavlara girmemezlik yapmamalılar ve okulu bırakmamalılar. Eğitimin içindeki ve toplumun diğer alanlarındaki güç ilişkileri düşünüldüğünde bunun intiharvari bir seçim olacağı açıktır; ve intihar hiçbir zaman iyi bir siyaset olmamıştır. Bunun yerine eğitimin ve özellikler de sınavların kapitalizmdeki rolü hakkında daha fazla şey öğrenerek daha iyi öğrenciler olmalılar. Hâkim sınıfın bencil ve manipülatif çıkarları ile öğrencilerin eğitimsel ve gelişimsel çıkarları arasındaki çelişki hiçbir zaman bu son sınavlar üzerinde yürütülen tartışmalarda olduğu kadar keskin bir açıklıkla ortaya çıkmamıştı. Her yaştan öğrenciler bu tartışmanın içine daha Bu Kadar Sınav Neden? 283 fazla dahil olmalılar ki genç insanların kendilerine yönelik tahakkümün kaynağına ve hakiki bir insan toplumunun yaratılması için diğer ezilen gruplarla birleşme imkânına yönelik bilinçlenmeleri artabilsin. Tüm bunların ötesinde ONLARIN az BİZİM ise çok olduğumuzu hatırlayalım. Öte yandan unutmayalım ki bizim sayıca çokluğumuz, ancak insanlar, üzerinde uzlaşılan hedefler için örgütlendiğinde ve birlikte çalıştığında bir işe yarar hale gelebilir. Her şey bugünün gençliğinin bu sınavda bizim kuşaktan daha iyi yapmasına bağlı; zira bunda kötü not almanın bedeli hiç bu kadar ağır olmamıştı.
Sınavlar sorgulamalara açık olmayan “bunu tartış”, “şunu özetle” vs. gibi emirlerden oluşur ve çok fazla sınava girmek de böylelikle öğrencileri ileriki dönemlerde patronlarından gelecek emirleri hiç düşünmeden kabul etmeye koşullar. Tıpkı orduda olduğu gibi içlerinde pek mantık barındırmayanlarının da olduğu bir sürü emri yerine getirmek sürekli bir emrin yerine getirildiği bir hayat için ideal bir antremandır.
Sınav eziyeti sayesinde öğrenciler insanın çalışarak istediğini elde edeceğine, bunun belirlenme ölçütlerinin nesnel ve adil olduğuna ve bu yüzden de herkesin hak ettiğini aldığına inanırlar. Sonraki süreçte öğrenciler bu tutumu, kendi başarısızlıkları da dahil olmak üzere, toplumun diğer alanlarında karşılaştıkları durumlara da taşırlar. Bu da onları “mağduru suçlamaya” (kendilerini veya diğerlerini) ve kendi hataları olmayan şeyler konusunda suçlu hissetmeye yöneltir.
Sınavlar bizim bilmek durumunda olduğumuz şeyleri ölçmekten çok, bize eğitimin diğer alanlarında sunulamayan (veya sunulan da olabilir) bir şeyleri öğretmekle ilgilidir. Bunların ne olduğunu anlamak için toplumumuzda iktidarın ana kumandasını kontrol eden kapitalist sınıfın eğitim sisteminden istediği şeyin ne olduğunu incelememiz gerekiyor. Burada kapitalistlerin, kendi işlerinin yürümesi ve serpilmesi için gereken bilgi ve becerileri genç insanlara sağlayacak bir eğitim sistemine ihtiyaç duyduğu açık. Fakat bununla birlikte kapitalistlerin bu bilgi ve beceri deposundan kolaylıkla nemalanabilmelerini sağlayacak inançları, tutumları, duyguları ve bunlara eşlik eden alışkanlıkları gençlere aşılayacak okullar arzu ettikleri de bir gerçek. Ve bütün bunlara sadece kârlarını azamileştirmek için değil aynı zamanda bu kârları kendilerine çekmelerini mümkün kılan toplumsal, ekonomik ve hatta siyasal koşulları ve bunlara eşlik eden süreçleri yeniden üretmeyi kolaylaştırmak için de ihtiyaç duyarlar. Bu süreçlerdeki rollerini iyice hatmetmiş ve kabullenmiş işçiler, tüketiciler ve yurttaşlar olmadığında kapitalist sistem bir bütün olarak tıkanır. İşte sınav kültürü burada, özellikle de kapitalist hâkimiyetin davranışsal ve tutumsal ön gerekleri uyarınca, vazgeçilmez hale gelir.
Reklam