Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
GÖRME ENGELLİ ÖĞRETMENİM VE BEN
Okulların eğitim öğretime ilk başladığı günlerden olan Pazartesi günü okulun yeni açılması nedeni ile hem arkadaşlarımı hem de okulumu ve sınıfımı merak etmem neticesinde okula erken gitmek istedim. Erkenden kalkıp hazırlıklarımı tamamladım. Yeni bir döneme başlamam dolayısıyla annem babam beni yalnız bırakmak istemediler. Okulun bahçesinde ilk ders zilinin çalma heyecanını yaşamak için ilk gelenlerdendim. Saatler ilerledikçe okul bahçesi bizden sonra gelmeye devam eden öğrenci ve velilerle dolup taşmaya başladı. Gözümle okul bahçesi kapısından gelenleri tek tek seyrederken sağ elinde beyaz baston olan birisini gördüm. Bu kimse önce okul bahçesinden elindeki bastonunun yardımı ile kalabalığı yararak okulun kapısından içeri girdi. Daha önce hiç görmediğim bu kişi bende meraklanma ve okulda mı çalışıyor öğretmenmi, yoksa velimi diye düşünmeye, beyin salatası yapmama sebep oluyordu. Bendeki bu düşünceli halimi fark eden babam "Hayırdır bir şeymi var, ne düşünüyorsun" diye sordu. Ben de az önce içeri giren kişiyi merak etim baba onu düşünüyordum dedim. Babam benim merakımı gidermek için okulda çalışan bir hademeye seslenerek "Az önce içeri giren kişi kimdi?" sorusunu sordu. Hademe babamın sorusunu cevaplamak isterken kendisinin ne kadar önemli kimse olduğunu herkesin bir bilgiye ulaşmak için ona mutlaka danışmaları gerekiyormuş edasıyla böbürlenerek sorulanları cevaplamaya başladı. "Az önce sormuş olduğunuz kişi bu sene okulumuza engelli kadrosuyla atanan görme engelli hocamız, biz de kendisi ile bu yaz tatili zamanında tanıştık" dedi.
Bu konuşmaları duyan annem telaşlanarak "Bu öğretmen senin derslerine girmez inşallah" dedi. Babam annemi hem teselli, hemde sakinleştirmek için araya girerek "Ön yargılı olma hanım" diyerek yüreğine su