Çok felsefe okumadım, ama fikirleri bu kadar derli toplu hoşuma giden başka bir yazara denk gelmedim.
Kitabın dili başta çevirmenin sıkça kullandığı Osmanlıca kelimelerden dolayı biraz ağır gelse de sonradan gayet sadeleşiyor. Ortalama her okurun okuyabileceği bir kitap.
Kitap 4 bölümden oluşuyor:
1- İnsan mutluluğunun iki temel düşmanı: Istırap ve Can sıkıntısı
2- Okumak ve Kitaplar üzerine
3- Yazarlık ve Üslup üzerine
4- Düşünmek üzerine
İlk bölüm dediğim gibi özellikle ağır kelimelerden dolayı biraz ağır. Fakat arada çok güzel tespitleri var yazarın.
İkinci bölüm ise kitabın gövdesini oluşturuyor. Okumak ile ilgili ufuk açıcı bilgiler var. Özellikle 1000Kitap'ta sürekli denk geldiğim bazı okurlar var. Sürekli okuyorlar, bazen günde 1 kitap bile okuyorlar. Fakat düşüncelerine diğer paylaşımlarına bakınca çok basit kaldığını düşünüyordum. Schopenhauer bu noktada çok fazla kitap okumanın yanlış olduğunu düşünüyor. Paylaştığım alıntılardan da görüleceği üzere kitap okurken okurun aslında o anda düşünmediğini sadece okuduğu yazarın düşüncelerini takip ettiğini söylüyor haklı olarak. Ona göre her boş vakitte insan okumamalı. Okuduklarını hazmetmesi için oturup bunları düşünmeli, tefekkür de etmeli. Ancak böyle olursa bu kitaplardan yarar sağlayacağını düşünüyor. Okuduğu kitaplardan kütüphane kurma fikrine ise tamamen karşı. Ona göre bir insanın yediği yemeklerin hepsinin midesine durmasını istemesi ile eş değer. Ayrıca kitapları satın almak ile onları okumanın aynı şey olmadığını belirtiyor. Kitaplar ve okumak ile ilgili herkesin okuması gereken bir kitap diye düşünüyorum.
Üçüncü bölüm de yazmak üzerine. Bana göre bir kitap yazan yazmayı düşünen her yazar öncelikle burayı okumalıdır. Yazar sivri dili ve tecrübesi ile gayet yararlı bilgiler veriyor.
Son bölümde ise