Bay C

"Karşı cinsiyet mensuplarının bedensel çekiciliğini algılama yeteneğinin temeli de yine çocukluk çağında atılır. Çocuğun yakın çevresindeki karşı cinsten olanlardan kaynaklanan sevimlilik ve çekicilik izlenimleri, bedensel çekiciliğin ilk algılamalarını oluşturur. Bu izlenimleri annesinden, kız kardeşlerinden ya da diğer kızlardan edinen bir oğlanın ileride bedensel bakımdan neyi çekici bulacağını, bir bakıma erken yaştaki bu izlenimler belirleyecektir. Bazen sanat yapıtları da bu konuda yönlendirici bir rol oynayacaktır. Dolayısıyla, herkesi kendisine çeken ayrı bir güzellik ideali vardır. Bu yüzden insan ileride kendisini cezbedecek kişiyi seçerken sözcüğün geniş anlamıyla özgür davranmaz, daha çok gerilerde kalan bir hazırlığın sınırları içinde bir seçime başvurur. Bu güzellik arayışı, tesadüfi bir olay değildir."
Sayfa 311 - Say Yayınları·Kitabı okudu
Psikoloji
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Başkomutanlık / 5 Ağustos 1921 / TBMM
"Yüce meclisin manevi şahsiyetinde tecelli eden ve içinde barındırdığı başkomutanlık görevini fiilen yerine getirmek üzere beni görevlendirmiş olduğunuz için teşekkürlerimi sunarım. Bu görevlendirme, yüce heyetinizin bana olan güven ve itimadının açık bir delili olduğundan dolayı benim için çok değerli bir onurdur ve bu ödülün hayatımın en değerli mükâfatı olacağını belirtmek isterim. Dolayısıyla, bu göreve layık olabilmek için bütün varlığımı sizin hedefleriniz doğrultusunda harcamaktan bir an bile geri durmayacağım ve bu konuda tereddüt etmeyeceğimi kabul etmenizi rica ederim." –5 ağustos 1921
Sayfa 157 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Tarih
"Çocukları cinsellik konusunda bilgilendirirken şu kuralı akıldan çıkarmamak her zaman yararlı bir davranıştır: Çocuğa asla yanlış bilgiler verilmemeli, çocuğun sorularını yanıtlamaktan asla kaçınmamalı, kendisine bilmek istediğinden ve kesinlikle anlayabileceğinden daha çok açıklamalarda bulunulmamalıdır. İstenmeden patavatsızca cinsel bilgilendirmenin, çocuğa ciddi şekilde zararı dokunabilir. Ötekilerde olduğu gibi bu yaşamsal sorunda da en iyisi, çocuğun bağımsız davranarak kendi çabasıyla gereken bilgileri edinmesidir. Anne ve babasıyla arasında bir güven varsa, çocuğu cinsel konularda bilgilendirmenin sakıncası yoktur; çocuk bilmesi gereken şeyleri her zaman rahatlıkla sorup öğrenebilecektir."
Sayfa 310 - Say Yayınları·Kitabı okudu
Psikoloji
"İnsanın içindeki en eski içgüdü, onu diğer insanlarla ilişki kurmaya iten içgüdüdür. İnsanların diğer insanlara paylaşma duygusuyla yaklaşmaları sonucunda insanlık ileriye gitmiştir. Aile bu paylaşımın büyük önem taşıdığı bir yaşam biçimidir; insanlık tarihinde ne kadar geriye gidersek gidelim, aileler halinde gruplaşma eğilimiyle karşılaşırız. İlkel kabileler, birlikteliklerini kabile üyeliğini somut biçimde anlatan ortak simgelerle dile getirmişlerdir. En yalın ilkel din, bir toteme tapılmasıdır. Örneğin, bir grup kertenkeleye, bir diğer grup ise bir boğaya ya da bir yılana tapmıştır. Aynı toteme tapanlar bir arada yaşamış, toplumsal bir işbirliği içinde çalışmış ve gurubun her üyesi kendisini öbür üyelerin kardeşi olarak görmüştür. Bu ilkel âdetlerin toplum yaşamına mal edilmesi, işbirliğinin ayakta tutulmasında insanlığın gerçekleştirdiği ileri adımlardan birini oluşturmuştur. İlkel dinlerdeki bayramlarda örneğin kertenkeleye tapan bir kabile üyesi öbür kabile üyeleriyle buluşmuş, hep birlikte tarıma ilişkin, vahşi hayvanlara karşı kabilenin savunulmasında ve iklim koşullarında baş gösteren olumsuzluklara ilişkin sorunları konuşup tartışmışlardır."
Sayfa 289 - Say Yayınları·Kitabı okudu
Psikoloji
"İşsizliğin kökünün kazınması için alınacak uygun önlemler meslek ve teknik okullarının kurulması, beri yandan erişkinlerin eğitimine özen gösterilmesidir. Pek çok işsiz vardır ki hiçbir meslek öğrenmemiş, mesleki hiçbir eğitimden geçmemiştir. Belki bunlardan bazısı toplum içinde yaşamaya en ufak bir ilgi duymamış kişilerdir. Bir meslek öğrenmemiş ve başkalarının esenliğini hiç umursamayan kimseleri sırtında taşımak, insanlık için büyük bir yüktür. Söz konusu kimseler toplumun diğer bireylerinden geride oldukları ve kendilerine haksızlık edildiği duygusu içinde yaşarlar. Suçluların, nevrozluların ve intihar edenlerin büyük bir bölümünü bir meslek öğrenmemiş kişilerin oluşturmasını pekâlâ anlayabilmekteyiz. Bu kişiler eğitimlerinin yetersizliği nedeniyle başka insanların arkasından topal aksak yürüyüp gelirler."
Sayfa 287 - Say Yayınları·Kitabı okudu
Psikoloji