Bazen

Bazen
@Bazen
Bi arkadaşa bakıp çıkmamayı planlıyorum.

Bazen

, bir kitap okudu
10/10
·376 syf.·
Beğendi
·
2017 25. kitabı
Heinrich Böll
7.5/10 · 305 okunma
Reklam
10/10
·479 syf.··
Beğendi
·
2017 11. kitabı
Kitap bir hikmet anlatıyordu. Bi şekilde hiç başaramamış, sebat edememiş, kendi farkında olduğu, vicdani rahatsızlığını duyup düzeltemediği, düzeltmeye çabalamadığı da bir sürü ahlaki zaafı olan, kendini ifade edemeyen, orta sınıftan gelip eşyasız küçük bir gecekonduya yerleşmenin iç dünyasında oluşturduğu ezikliği bir türlü aşamayan, bu aşamamalar neticesinde evliliği de hazin bitmiş muhtemelen biten evlilikle birlikte iyice toplumdan kendini soyutlamış, soyutladıkça hayallerinde farklı bi dünya kurmuş, hayal dünyası gerçek yenilmişlikleri ile mütemadiyen baltalanmış, baltalandıkça beyni iyicene çorba olmuş bir karakter hikmet. Kitapta bir gerçek karakterler ve bunların hayali izdüşümleri, bir de muhtemelen tamamen hayali olan karakterler var. Tabi biz hikmetin karmakarışık zihnini izlerken acaba hangisi gerçekti hangisi hayal diye net bir şey söyleyemiyoruz. Hikmet içinde yaşadığı gecekondu dünyası ile acayip problemli. Bu aslında onun başarısız hayatı nedeniyle gerçek dünyasından kovulup istenmeyen bir köşeye atılması anlamına geliyor. Böylelikle gerçek hayatından koparılan hikmet yavaş yavaş gerçeklerle de bağını yitiriyor. Çünkü hayallerinde sürekli oynadığı oyunlar olmasa bir daha ne bu hayatta bir şeyi başarabilmesi mümkün ne de mutlu olması.ama bir süre sonra oyunlar da karışıyor. Çünkü sahici ezilmişlikleri, memnuniyetsizlikleri peşini bırakmıyor. Bilgeler, sevgiler birbirine karışıyor. Piyesler, nuray hayatın asker oğluna mektuplar, yıkanmayan bulaşıklar... Kitapta ayrıca bir sevgi bölümü olması çok güzeldi. Bu kadar çılgın ve çatışmalı bi hikmete karşın sevginin aşırı dinginliği ve sessizliği. Olayı çocukluktan almaları neden olmadığını daha iyi anlamamızı sağlıyor. Şahsen ikisinin tanışmaları, evliliklerinin ilk dönemi, arasındaki iletişimsizlik ve
Edebiyat
Tehlikeli OyunlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202538,9bin okunma
10/10
·472 syf.··
Beğendi
·
2017 1. kitabı
Edward Said in bu kült kitabı ilk yayınlandığı günden beri doğu ve batı coğrafyalarında farklı açılardan çokça tartışılagelmiştir.Kitapta çekinmeden kullanılan sert dilin dayanağının hiçbir satırda gerçeklikle bağını koparmaması, Edward Said in geniş bir argümanla ele aldığı konuyu çok boyutlu işleyişi kitabı salt bir doğulu öfke patlaması olmaktan çıkarıp, alanında en saygı duyulacak eserlerden biri haline getiriyor. Edward Said kitabında oryantalizme sadece yöntemsel eleştiriler getirmeyip, incelenen oryantalistler ve görüşleri üzerinden neyin bilimsel olduğu, objektiflik, kümülatif bilginin gerçeklik algısı üzerine etkisi gibi felsefi sorular da sormuş.Elbette kitabın üst metni batının, içinde siyasi çıkarların da bulunduğu çeşitli çıkarlar yörüngesinde doğuyu yeniden tanımlaması olgusu var. Ama kitabın derinliklerine indiğinizde bundan çok daha fazlasını da buluyorsunuz. Kitaptan bir kaç bölüm paylaşacak olursak ; Demek istediğim şudur:zararsız gibi görünen dinsel bir alt disiplinin siyasi hareketleri yönlendirecek, sömürgeleri yönetecek, Beyaz adamın "insanlığa medeniyet getirici misyonu" hakkında neredeyse din benzeri laflar edecek hale gelişi "liberallik" iddiasındaki bir kültür çerçevesinde olmuştur. Bu kültür katolikliği, çoğulculuğu ve açık fikirliliği şiar edinmiştir. Esasında vaki olan liberalizmin tam tersi idi:doktrin ve manalar güçlendi, "bilim" yolu ile "hakikat" düzeyine çıktı. Zira eğer bu hakikate göre Doğu kaçınılmaz şekilde Doğu ise, o zaman sözü edilen liberallik bir tahakküm ve önyargı biçiminden başka bir şey değildir. Flaubert bilimin hakikate olan aldırışsızlığı ile insani unsurları sanki kimyasal bileşik yapar gibi eritip kaynaştıran bir bilim ile alay ediyor, Alay ettiği herhangi bir bilim değildir:heyecanla dolu "dünyayı kurtaracak Avrupa
Tarih
Oryantalizm (Doğubilim)Edward Said · İrfan Yayıncılık · 1998285 okunma