Senin şu uykudan, şu yiyip içmeden başka bir gıdan daha var. Peygamber(sav); "Rabbime konuk olurum o beni doyuyrur, suvarır" demiştir ya. Bu dünyada o gıdayı unutmuşsun da şu gıdaya dalıp gitmişsin;gece gündüz bedeni beslemedesin. Sonucu şu beden atındır senin, bu dünya da o atın ahırı. Atın gıdası, ata binene gıda olamaz; onun da kendisine göre gizli bir uykusu gizli bir gıdası gizli bir beslenmesi var.
Usulca kalkar pencerede bir sigara içerdim. Saray uyur, burnu uyur, martılar uyumazdı. Bir de karşı apartmanın arka pencerelerinden biri. O ışık bana iyi gelirdi. Nedenini bilmezdim.
"Çıt'ın ne olduğunu biliyor musun? Kim, nereden, nasıl?"
"Hayır, sadece bir his."
"His, hikayenin akışından mı besleniyor, yoksa ithal mi?"
Zınk diye durdum. Bu kadın beni ikiye katlar, suya götürür, suya batırır, kuru çıkarır, susuz getirirdi." İthal" lafı cuk oturmuştu. Üçüncü şahıs ve çıt mevzusu arasında, alttan ya da üstten, her neyse bir ilinti vardı ve ben bunu kendimden ihraç etmiştim