Birden aklıma çok küçükken babamın beni kucaklaması gelmişti. Ben de karşılık olarak kollatımı babamın beline sarmaya çalışırdım. Ancak hiçbir zaman belinin etrafını tamamen saramazdım; ne kadar sıkı sarılsam da, o daha genişti. Sonra bir gün, bunu başardım. Onun yerine ben onu satdım ve o anda tek istediğim, eskiye dönmek oldu.
(Hapisten) “İlk kez dışarı çıktığımda, kutlama yapmak için kahvaltıya gitmiştim. Kendime ufak bir lokanta buldum ve oturup garson kızın kısa elbisesi içinde koşuşturmasını izlemeye koyuldum. Kız siparişimi almaya geldi ve ben de yumurta istediğimi söyledim. “Nasıl pişirelim? diye sordu ve karşımda sanki Marsça konuşuyormuş gibi ona bakakaldım. Beş yıl boyunca hiç seçme hakkım olmamıştı; yumurta yiyeceksek çırpılmış yerdik, bitti. Yumurtamın böyle olmasını istemediğimi biliyordum, ama başka nasıl olabileceğini hatırlamıyordum. Bildiğim tüm kelimeleri unutuvermiştim.”
Hapiste herkes kendini yeniden yaratır. Hiçbir adama size söylediği ismin dışında bir isimle hitap etmezsiniz. Aksi halde ona eskiden olduğu adamı hatırlatabilirsiniz.
D blokta dolanan bir şiir:
Teni sütbeyaz bir çocuk doğmuş,
Yatakta ve kavgada en kralı oymuş.
Doğru terbiye vermiş ailesi,
Savunurmuş ırkını her geldiğinde yeri.
Büyüyüp tam bir adam olunca,
Kodese tıkılmış ömür boyunca. Mahkemede kalkmış ayağa gururla,
Demiş hakime “Yatarım hepsini koymaz bana!”
Daha hapishaneye adımını attığı anda Üstüne varmışlar ilk firsatta.
Hiçbir kavgayı kaybetmemiş başka bir ırka,
Yanlarından geçtiğinde eğilmişler saygıyla.
Kara marsıklar hiç hoşlanmamış bundan,
Vermişler kafa kafaya çıkamasın diye pusudan.
Ertesi gün girişmiş hep beraber beşi, Kavga bitince serilmiş hepsinin leşi.
Omuz omuza verip bahçeyi doldurmuş beyazlar
Kara marsıkların cesetleriyle ortalığı donatmışlar.
Müdür onları durdurmaya çalışmış, ama korkudan işemış altına,
Tüm kardeşler basmış kahkahayı, sıçmışlar ağzına.
Vali Ulusal Muhafızları çağırmış,
O ibneler de gelip beyazları vurmaya başlamış.
Sonra yerde yatan gence doğru yaklaşmışlar,
Ona hiçbir şey olmadığını, öldüremediklerini anlamışlar.
En garip olansa, bedeni delik deşik olsa da kurşunla
Kötü, mutlak değil, göreceli bir terimdir. Çaldığı parayla bebeğine mama alan hırsıza sorun, çocukken cinsel tacize uğramış tecavüzcüye, bir hayat kurtardığına gerçekten inanmış olan çocuğunu kaçıran adama. Kanunları çiğnemiş olmanız, kötülük çizgisini bilerek ve isteyerek geçtiğiniz anlamına gelmez. Bazen o çizgi size doğru yaklaşır ve siz daha ne olduğu anlamadan kendinizi öbür tarafta bulursunuz.