Ortahisarlıların anlattıklarına göre, Birinci Dünya Savaşına kadar resimlere hiç dokunulmamışmış. Öyle oldukları gibi, terütaze duruyorlarmış. Birinci Dünya Savaşında buralara sığınan asker kaçakları, aylarca, yıllarca burada kaldıklarından resimleri bozmuşlar. Nedense de hep gözleri oymuşlar. Gözleri oyulmamış pek az resim var.
Ben biliyordum ki, efsane öyle okumuşluğa falan bakmaz. Efsane insanoğlunun içindedir. Ölüm gibi, arılık gibi, korku gibi temellidir insanda. İnsanoğlu yaratıcıdır. Sıkışınca taşı un eder, kayaları deler, toprağın altını üstüne getirir, en umulmaz yerden kendine bir dost çıkarır. Yani insanoğlu, yaratmadan edemez. Bulunduğu bölgeye, durumlara bağlıdır yaratmasının patlak vermesi...
“Toprağın insanlara değil, insanların toprağa ait olduklarına inanıyorlardı; toprak, insanlar ancak ona karşı doğru davranırlarsa, üstünde yaşamalarına izin verir, öyle davranmazlarsa, tıpkı pirelerden kurtulmak isteyen bir köpek gibi, silkelenip onları sırtından atarmış.”