Elly

Elly
@Bellmere
Let go, and be free... ESFJ bir insan...
Engineer
MSc.
İstanbul
Nevşehir, 1 Haziran 1995
335 okur puanı
Ekim 2022 tarihinde katıldı
Adımı duyuracağım diye etraftakileri harcamak doğru mudur?
Puan vermedi·80 syf.··
2025 30. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Aralık 2025 09:01
Gerçek mi hayal mi belli olmayan tekinsiz girdapları çok seviyor bu yazar.. Alvaro'nun gerekçelerinde de beklentilerinde de kendini gösteren korkunç bir inanç var diyor Fransisco Rico kitabın sonundaki okur görüşünde. Şurası bir gerçek ki soluksuz okudum. Bu yazarı tanımak için doğru bir başlangıç olacağına da inanarak aynı yazardan Kiracı'yı da okumaya karar verdim. Bu kitap hakkında Javier Cercas benim en iyi kitabımdır diyor. Önce bunu okudum haliyle. Normal bir polisiye imiş gibi değerlendirmedim bir felsefe kitabı imiş gibi yorumlamak istedim açıkçası. Yahu bu Alvaro ne çeşit bir insan ki diyorum milletin hayatına burnunu sokarsan böyle cezasını çekersin diyorum öykü sonunda ben ve karakterler Alvaroya bir temiz kalakalıyoruz. Zaten böyle bir olay yaşandı mı yazar suçlandı mı diye sorguluyorsunuz da nafile kalıyor gibi. Boşta kalan yazar, her insanı romanına model olarak görüyor yeni fark ediyorum bunu da. İlhamı zorla bir yerlerden çıkartmaya çalışıyor.. İddialı roman yazan hırslı yazar teması ile başlamak çok sıradan ve tahmin edilebilir bir giriş olmamış mı sence de sevgili Cercas. Ama yine de sen bilirsin. Takdiri toplamış bir eser. Demek ki bir bildikleri var. Edebiyata akıl sırrın ermediği de olabiliyormuş demek. Bazı alıntılar paylaştım. Hoşuma gitti açıkçası. Sıra Kiracı kitabında hadi bakalım. Tavsiye ediyorum. Kitapla kalın.
SaplantıJavier Cercas · Everest Yayınları · 2016696 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·50 syf.··
2025 28. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 16 Aralık 2025 21:28
Bu kitaba yorum yazmadan duramazdım. Size şu soruları soracağım. Uyumsuzluk bir sorun mudur? İyi midir kötü müdür? Rahatsızlık mı oluşturur toplumda veya olması gereken farklı olmamak mıdır? Neden bartılbinin tavırları bizi bu kadar rahatsız etti? Ben o uyumsuz halden bir fayda sağlıyor isem devam edebilirim veya zarar veriyorsa o uyumsuzluk faydasızlıktır. Bu adamın rehabilite edilmesi gerekir miydi? Belki ölü mektuplar dairesinde çalışırken okuduğu son mektuptan itibaren psikolojik bir yıkım geçirmesi onu çok çok insani yaptı. Yolunu çizmişti o bir kere. Zihnen ölmüştü fiziken ölmesi için de hapse son raddeye girmesi bir duvara bakması yeterli oldu. İşin psikolojik, sosyolojik, ekonomik, siyasi yanı tartışılan pek çok sistemde de açıklanamayan bir edebiyat eseri olduğunu düşünüyorum. Okurken de tüylerim diken diken oldu. Döneminin bile en yeni bakış açısı sunuyor kapitalist sistemin en merkezi Wall Street'te..Günümüz insanının prototipini oluşturuyor. Bunu bir otorite karşısı birey olarak almak gerekir. Bürokrasinin ortasına atılan bir dinamittir. Avukatın gözünden bartılbiyi görüyoruz. Ne geçmişini biliyoruz ne de yaşadıklarını. Simgesel dünyaya ait olanı güzel şekilde betimledi. Tavsiye ediyorum arkadaşlar. Kitapla kalın !
Felsefe-Düşünce
Katip BartlebyHerman Melville · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202215,5bin okunma
"Bakın size, bir Kadın !"
10/10
·244 syf.··
Beğendi
·
2025 26. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 07 Aralık 2025 00:13
Düşünüyorum.. O dönemde bir kadın olarak böyle bir işe kalkışmak. Ben yapamazdım şahsen. Coğrafya zorluklarını göze alıp da sırf sadece kalbindeki o duyguya güvenerek yola çıkmak... Dini ne olursa olsun ben yürekteki merhamete sıkı sıkıya bağlı bir insanım başka hiç bir kriter insanı tanımlamıyor gözümde zerrece. Kate Marsden’in On Sledge and Horseback to Outcast Siberian Lepers kitabı aslında bir yolculuk hikâyesi. Ama sıradan bir yolculuk değil; 1890’larda bir kadının tek başına Sibirya’nın uçsuz bucaksız topraklarına çıkıp lepra (cüzzam yani) hastalarını görmek, onlara yardım etmek için yaptığı inanılmaz bir macera. Ah Kate.. Kervan yolda düzülür yapmış o dönemde. Ama bu mücadelesine Kraliçeden ve Prensten maddi ve ona inananlardan da manevi desteğini almış şekilde devam edebildi kolayca. Sonuç ne biliyor musun onlar için hastane kurduruyor. Onun gücünü hafife almamak lazım okurken... Marsden, İngiltere’den yola çıkıyor, önce trenle, sonra kızakla, en sonunda da at sırtında ilerliyor. Lepra hastaları toplumdan dışlanmış, kimse yanlarına yaklaşmak istemiyor. Marsden ise tam tersine onların yanına gidiyor, konuşuyor, gözlemliyor. Bu açıdan kitap sadece bir seyahatname değil, aynı zamanda bir insanlık dersi gibi. Tabii ki metin biraz eski bir İngilizceyle yazılmış, yani günümüz okuyucusu için ağır gelebilir. Ama Marsden’in samimiyeti, yaşadığı zorlukları içtenlikle aktarması, kitabı canlı tutuyor. Kısacası, bu kitap hem tarihsel bir belge hem de insan hikâyelerinin gücünü hatırlatan bir anlatı. Eğer hemşirelik tarihi, kadınların öncü rolleri ya da insani yardım hikâyeleri ilgini çekiyorsa, Marsden’in yolculuğu sana çok şey düşündürür. Çevirdiğim için de kendimle ayrıca gurur duyuyorum. Tavsiye ediyor muyum evvvet. Kitaplarla ve Kedilerle kalın sevgili
Tarih-Araştırma
On Sledge And Horseback To The Outcast Siberian LepersKate Marsden · Cassell Publishing Company · 18921 okunma
Toplum uslu kız ol derken; kurt olduğunu hatırla diyen kitap
10/10
·538 syf.··
Beğendi
·
2025 24. kitabı
·
233 günde okudu
·
Okunma: 21 Kasım 2025 22:20
Öhhöm. Yahu lütfen şu kitaba feminist manifesto yaftası yapıştırıp durmayın, bu kitap feminizmden doğmadı, feminizmin bile doğduğu o vahşi ormanın ta kendisi o. Kokusu mis gibi toprak, kan ve ay ışığı; parfüm değil :) Clarissa Pinkola Estés’in Kurtlarla Koşan Kadınlar'ını bitireli birkaç gün oldu, hâlâ içimde bir yerlerde uluyor resmen, durmuyor arada da çizdiğim yerleri paylaşıyorum. Sevdiğim insanlarla da tekrar o bölümleri okuyup tartışıyoruz. Normalde kendine yardım ya da kadın ruhu tadında kitaplara biraz mesafeliyim, aman yine aynı şeyler diye geçiriyorum içimden ama bu kitap çok bambaşka bir yerden beni aldı ve değiştirdi. Öncelikle şunu diyeyim: çok sayfalık bir Jungcu masal analizi kitabı bu. Ama o kadar akıcı ki, sanki ateş başında yaşlı bir kadın sana kendi hayatından, ninelerinden, büyük ninelerinden kalan hikâyeleri anlatıyor. Her masalın (La Loba, Mavi Sakal, Kırmızı Ayakkabılar, Çirkin Ördek, Vasalisa…) altında yatan arketipler o kadar net ve vurucu ki, bu benim hayatım dediğim yerler oldu defalarca. Siz de okuyunca onun aslında korkutucu bir öykü değil de bizi silken aslında oldukça aydınlık gerçekler olduğunu anlayacaksınız... En çarpıcı bilgilerden biri şu: Estés, 20 yıldan fazla süre Kanton’da (yerli halkın arasında) yaşamış ve bu masalların çoğu oralardan derlenmiş sözlü gelenek. Estés kendisi Meksikalı-Kanton kökenli bir Jungcu bir psikanalist ve şamanik geleneklerden de besleniyor. Yani kitap ne saf Batı psikolojisi ne de New Age; tam arada, çok sağlam bir yerde duruyor. Oprah; hayatımı değiştiren, Madonna; her kadının okuması gereken tek kitap demiş bu kitap hakkında. Ben de katılıyorum yürekten. Ayrıca cinsiyet ayrımı yapmadan erkeklerin de okuması gerektiğine inanıyorum. Kitapta Vahşi Kadını mutlu etmenin yollarından birisi Vahşi Adamdır
Mitoloji
Kurtlarla Koşan KadınlarClarissa P. Estes · Ayrıntı Yayınları · 202110,7bin okunma
“sen bir avuç kül olsan, ben hâlâ o ateşi üflerim”
7/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2025 25. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 26 Kasım 2025 22:50
Şiir kitapları hakkında inceleme yazmak tuhaf hissettirse de yine de yazmak taraftarıyım ben. Çünkü şiir zaten başlı başına açıklanamaz olanı anlatma çabası; sen ona şunu hissettim dediğinde, bir başkasının içinde başka bir kapı aralanıyor. Kendi tuhaflığımı da kabul ederek yazıyorum işte. Çoğu şiirini tam anlamadım kendimi suçlamıyorum :) Bu adam ne tam bir mistik, ne tam bir modernist, ne de bizden ne de öteki gibi bir şey. Derviş diyeceğim ona ben. Bir çok dili biliyor ve çevirmenlik de yapmış. Filozof mu desem bilemedim şimdi bak. Yani hayatı da şiiri gibi: her dilden, her renkten bir parça almış, hepsini bir torbaya doldurmuş. Bazı şiirleri farklı dillerde okurken fark edeceksiniz. Şiirleri kısa, bazen tek bir imge, bazen tek bir yabancı kelime. “Om mani padme hum” diyor bir satırda, öbür satırda “Bismillah”, sonra birden Fransızca “Je suis un poisson” Ben bir ADHD ve polyglot olarak herhalde böyle bir şiir kitabı hazırlardım sizlere de :) "ben bir balığım, denizim sen" E romantik adam şimdi. Kunala şiiriyle ve bir kaç anlamadığım konsepti kaçırdığım dizelerde, ki oraları da alıntıladım zaten, beni cidden etkiledi. Sözü uzatmıyorum. Tavsiye ediyorum. Keyifli okumalar dilerim. Kitapla, şiirle, kedilerle ve sevgiyle kalın.
Bütün ŞiirleriAsaf Hâlet Çelebi · Yapı Kredi Yayınları · 20132,048 okunma