İlk Nur

Puan vermedi·1120 syf.··
2023 22. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2023 20:26
Adam Smith’in “Ulusların Zenginliği” kitabında sanayi devrimi etkisi görülür. Ancak dönemle sınırlı kalmayan bir anlayışla eser kaleme alınmıştır. Emek, iş bölümü, kırsal yaşamların kentlere dönüşüm süreci, emeğin değeri gibi kavramlarla, rakamlar ve kazancın daha ötesinde sosyo- ekomomik bir yaklaşım sergilenmiştir. Smith’in ekonomik liberalizme olan inancı devlete de sorumluluklar yüklemektedir. Devletin ana işlevi, güvenlik ve adaleti sağlamaktır. Muhakkak ki bu düşünce herkes için kaçınılmazdır ancak Smith, bu fikri ekonomik bir zemine yerleştirmiş ve hem halka hem devletlere yayılacak bir finans tarihi kaleme almıştır. Kapitalist toplumdaki özel çıkarların, toplumsal çıkar haline geldiği görülür. Böylece bu da çatışmayı değil uyumu sağlar. Bireysel çıkarları toplumsal çıkar haline getiren bu uyumu metaforik olarak “görünmez el” kavramı ile açıklar. Ancak şunu da gözden kaçırmamak gerekiyor. Serbest bırakılan piyasada ekonomik krizlerle baş etmeyi görünmez elin insafına bırakmak, bireysel çıkarın topluma ne zaman yansıyacağını beklemek ezilen halk için adaletsizce görünmektedir. Tarım ve sanayi ekonomisinin karşılaştırıldığı bu eserde hangisinin daha üstün olduğundan çok ikisin birlikte nasıl yarar sağlayacağı konusuna değinilmiştir. Smith, birinci kitapta; iş bölümü, emek, değer gibi kavramlar, ikinci kitapta; taşınır ve taşınmaz malların niteliği, birikimi, kullanılması gibi konular, üçüncü kitapta; farklı milletlerin ekonomi politik gelişim evreleri, servet edinme, serveti koruma, kentleşme süreci gibi konular, dördüncü kitaptaysa siyasal ekonomi sistemleri üzerine yorumlar, merkantilizm ve fizyokrasi örnekleri ve karşılaştırmaları görülmektedir. Beşinci kitapta devletlerin öncelikli görevlerini açıklar ve bu görevleri uygulamak için mali kaynağını nereden
İnceleme
Milletlerin ZenginliğiAdam Smith · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20161,079 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Sermayenin ağır bastığı yerde çalışma, gelirin ağır bastığı yerde tembellik egemen olur.
Sayfa 477 - İş Bankası yay.·Kitabı okudu
Edebiyat
İşçiler elden geldiğince çok almak, ustalarsa elden geldiğince az vermek isterler. Birinciler emek ücretini artırmak, ikincilerse bunu indirmek için kendi aralarında birleşmeye yatkındırlar.
Sayfa 128·Kitabı okudu
Hayat ve İnsan
“Emeğin üretici güçlerindeki en büyük gelişmenin ve bir yerde emeğin yönetiminde ya da kullanılmasında gösterilen ustalığın el yatkınlığının ve kavrayışın çoğu, anlaşılan iş bölümünden ileri gelmiştir.”
Sayfa 43·Kitabı okudu
1000Kitap
Puan vermedi·496 syf.··
2023 15. kitabı
·
48 günde okudu
·
Okunma: 06 Ocak 2023 22:10
Kültürel göstergeler paradigması, medya endüstrileri (kurumsal analiz), medya içeriği (mesaj sistemleri analizi) ve medyanın etkileri (kültivasyon analizi) incelemesinden oluşan üç saç ayaklı bir yaklaşımdan oluşur. (S.24) Gerbner, çalışmaları ve uzun yıllar yaptığı araştırması ile kitle iletişiminin toplumsal ve kültürel sonuçları hakkındaki söylemin içeriğini değiştirmeye çalışmıştır. Ancak eserde ayrıca, kültürleme, kültürel göstergeler, televizyonda şiddet ve terör üzerine durulmuştur. Haberlere baktığımız zaman şiddet içerikli haberler daha fazladır. Sürekli haberleri izleyen bir kişi dünyanın tamamında şiddet olaylarının sürdüğünü ve güvensiz bir dünyada yaşadığımızı düşünebilir. Günümüzde de insan zihnine “ekilen” bu düşünce, gündüz kuşağı programlarında sıradan olduğu düşünülen, ancak sıra dışı hayatlar yaşayan birkaç örneğin gündemde tutulmasıyla pekiştirilmektedir. Televizyondaki şiddet gösteriminin izleyiciler üzerinde saldırgan davranışlara sebep olduğu gerçeği de hatırlatılmaktadır. Bu durumu “Ekme teorisi” çerçevesinde değerlendirecek olursak, özellikle toplumda güçsüz olanlar açısından kaygı verici sonuçlar ortaya çıkabilir. “Televizyon, hayata dair kavramları ekmeye ve ekilmiş olanları da meşrulaştırmaya devam eder” (s. 460) der. Televizyon, kitapta büyük ölçüde olumsuz anlamda eleştirilmiş olsa da Gerbner’in iletişimin sembolik ve kültürel yönü dediği hikâye anlatmanın, en temel insani süreçlerden olduğunu da hatırlamalıyız. “..... öykü aracılığı ile hayal ve gerçek durum dünyaları yaratmak: işte insan yaşamının temel sihri budur. Hikâye anlatmak bu sihir için benim kullandığım kısaltmadır. Hikâye anlatmak, insanı, homo sapiens türü haline getiren nedendir” (s. 314).
İnceleme
Medyaya KarşıGeorge Gerbner · Ayrıntı Yayınları · 201412 okunma