Yaşamak vadilerde başladı. Eski korkuların, eski hırsların, eski umutsuzlukların sırtında tepelere savruldu gitti. Onun için tepelere tırmanmalısın ki aşağı inebilesin.
Döşeğimde ÖlürkenWilliam Faulkner
“Günahı kelimeler olarak görenlerin gözünde kurtuluş da kelimelerdir yalnızca.”
Addie bu cümlesinde kelimelerin insani duyguları aktarmakta ne kadar kifayetsiz kaldığından bahsediyor, ve duygusal derinlikten yoksun insanların ağzında değerlerini nasıl yitirdiklerinden. Bir şeyi gerçekten hisseden biri o şeyi tanımlayacak bir kelime arayışına girmez diyor, çünkü o şeyi zaten iliklerine kadar yaşıyordur, hissediyordur, davranışlarıyla belli ediyordur. Duygulara şu an sahip oldukları isimleri verenler, onları hiç tatmamış kişilerdir. “(…) ve günah, sevgi, korku günah işlemeyen, sevmeyen, korkmayan insanların hiçbir zaman elde edemedikleri ve bu sözleri unutana değin elde edemeyecekleri şeyleri anlatmak için kullandıkları birtakım seslerdir.” Duygulara o isimleri verirler ve hep yanlış kullanırlar o kelimeyi, kendileriyle, eylemleriyle çelişirler. Anse karısına sevgi duymazken “sevgi” kelimesini sıkça kullanır ona. Cora hem günahın ne olduğunu sadece Tanrı’nın bilebileceğini ve günahı sadece O’nun yargılayabileceğini söyler hem de Bundren ailesini roman boyunca yargılar. Bu tip insanlar için kelimelerin içi boştur, hissetmedikleri için duyguların neye benzediklerini, nasıl hissettirdiklerini tahmin edebilirler yalnızca. Kelimeleri kullanarak keskin sınırlar çizme, yargı dağıtma, kontrol sağlama telaşına girerler çünkü bilmemenin verdiği güvensizlik onlara bunu yaptırır.
Bir gün Cora’yla konuşuyordum. Dua etti benim için, günahı göremediğimi sanıyordu, benim de diz çöküp dua etmemi istedi, çünkü günahı kelimeler olarak görenlerin gözünde kurtuluş da kelimelerdir yalnızca.