Düşünmek çileli bir iştir; insanı zihinsel konfor alanından çıkartır. Rahatını bozar. Sorgulamayı öğretir. Görünenin ötesine geçmenin ne anlama geldiğini anlatır. Gerçek fikirlerin bir zihin jimnastiği yahut dil oyunu değil, varoluşsal bir yolculuk olduğunu işaret eder. Düşünmenin değişmek olduğunu gösterir.
İlerliyor aşk karanlık yollarda,
Onları sadece Ay görüyor,
Açılan gölgeler diyarı da,
Süslenmiş onları bekliyor.
Mavi bir sis onları sarıyor,
Altın renkleriyle,
Nehir ve karaları aşıyor,
Hızlı hayal gücüyle.
Ne geçmiş zaman bugünkü gibiydi; ne de gelecek zaman bugünkü gibi olacaktır. Hatta bu anlamda ve bu açıdan bakılınca, şimdiki zaman bile algıladığımız şimdiki zamanın ötesinde durmakta.