Berat Aras

Berat Aras
@BeratAras
Bandırma
Bandırma, 22 Kasım 1999
5 kütüphaneci puanı
642 okur puanı
Temmuz 2018 tarihinde katıldı
Varoluşsal Engellemeye Tokat!!!
10/10
·166 syf.··
2022 49. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Aralık 2022 17:24
Nazi toplama kamplarında mahkum olarak bulunmuş bir nörölog ve psikiyatr olarak bizlere çok değerli bir eser sunuyor Viktor Emil Frankl. "İnsanın Anlam Arayışı" adlı kitabında toplama kampındaki zorlukların insan üzerindeki psikolojik ve fiziksel etkisini önümüze sunuyor. Kitap üç kısımdan oluşuyor. Birinci kısımda toplama kampı deneyimlerini bizlere aktarıyor. İkinci kısımda ise logoterapiyi ana hatlarıyla ele alıyor. Son kısıma geldiğimizde 1984'de trajik iyimserlik lehine yazdığı yazılarla buluşuyoruz. Maalesef birinci kısımda insan psikolojisinin ne kadar zor şartlara katlanmak zorunda kalsa da çok dayanıklı ve sürekli umut dolu olduğunu görüyoruz. Bu kısımda psikolojideki af yanılsaması, regresyon gibi kavramlar insanın bir döngüye nasıl gireceğini bizlere gösteriyor. İlk kısımdan bahsedilecek oldukça şey var aslında. Ama bilinen gaz odaları, açlık veya yapılan işkenceleri incelememde belirtmeme gerek olmadığını düşünüyorum. İkinci kısımda ise kendisinin geliştirdiği logoterapi(hayatta bir anlam bulmak) ana hatlarıyla ele alınıyor. Psikanalizden ayrıldığı nokta ise insanın itki ve içgüdülerinin giderilmesi ve doyumunun; id, ego ve süperego arasındaki çatışmaları uzlaştırmanın veya toplum ve çevreye uyum ve intikabın peşinde olmaktan ziyade, bir anlamı karşılamaya çalışan bir varlık olarak tanımasıdır. Varoluşsal sıkıntılar çektiğimiz bu çağda varoluşsal engellenmenin kendi başına patolojik veya patojenik olmadığını, insanın hayatın yaşanmaya değer olup olmadığına ilişkin kaygılarının akıl hastalığı olarak ele alınmaması gerektiğini söylemesi de beni can evimden vurdu aslında. Çünkü maâlesef varoluşsal engellenme akıl hastalığı addedilerek, varoluşsal çaresizliğin daha fazla gömülmesine yol açılıyor. Bu da insanın daha büyük bir bunalıma sürüklenmesine yol
1000Kitap
İnsanın Anlam ArayışıViktor E. Frankl · Okuyan Us Yayın · 202651,4bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Yabancıların En Yakınıydın Sen Bana...
10/10
·121 syf.··
2022 43. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 14 Kasım 2022 23:47
Nilgün Marmara... Küçüklüğümden beri ne zaman ismini duysam, görsem bir ürperti hissederim tüm vücudumda. Hep uzaktan sevdim seni. Bir dergi kapağında boy boy fotoğraflarını görsem kaçardım. Bir yazını görsem hemen atlardım. Kendime hiç itiraf edemedim yalnızlığımı. Sanki bunu sen bana itiraf edecektin, korkardım. Çünkü senin bana göstereceğin yalnızlığın insanlarla bir ilgisi yoktu. Kendimizle ilgili olan bir yalnızlıktı bu. Ait olamamakla ilgili bir yalnızlık. Kendimi bildim bileli yazarım her yere. Kitap köşelerine, defterlere, küçük not defterlerime, günlüğüme... Yazmak güzel bir şey derler hep. İçimizi dökermişiz. Senin doktorun sana yazmayı bırakmanı söylemişti değil mi Nilgün Hanım? Sen yine de bırakamamıştın. Çünkü sen yazdığın müddetçe nefes alıyordun. Yazmayı bıraktığında ise nefes almaya artık ihtiyacın yoktu. Sen çok güzeldin ve kuş koymalarına gerek yoktu yoluna. Sen sonsuzluğa kanat çırpan kuş olmalıydın... Sylvia Plath'ın Şairliğinin İntiharı Bağlamında Analizi adlı tez çalışmasında Plath ile nasıl bir bağ kurduğunu görüyoruz. Peki ya benim gibi birçok insanın seninle nasıl bir bağ kurduğunu biliyor musun Nilgün Hanım? Bizler de bu çarkın birer dişlisiyiz. Ece Ayhan senin için "dünyaya yaralı" der. Bende dünyaya yaralıyım. Seni okudukça kendi günlüğümü okur gibi oluyorum. İçimde konuşuyorsun sanki. İç sesim senin sesindi. Sayfaları çeviren el benim değil senin ellerindi. "Bir de körler var kuşkusuz, kuşkusuz. Hep karanlıkta düşünürler." Elimizden alınan buydu bizlerin -sız, -siz ekleri... Yaşamsız, dünyasız, sevgisiz, umutsuz, güzelliksiz ve hayatsız... Yaşamı hissedemeden yaşamaya çalıştık hep. Körlerin karanlıkta düşünmesi, dilsizlerin en acıklı şarkılarını söyleyememesi gibi... Nasıl da biliyordun ölümsüzlüğü, ölümün sözcükleri yaşattığını
Edebiyat
Kırmızı Kahverengi DefterNilgün Marmara · Telos Yayıncılık · 20001,851 okunma
9 YILLIK MAHKUMİYETİN SONU
10/10
·215 syf.··
2022 25. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Ekim 2022 02:25
Eveet arkadaşlar kitabı okuyalı bir aydan fazla zaman geçti ve ben bu incelemeyi yapmak için bilerek bu kadar uzun süre bekledim. 9 yıldır sigara kullanıyordum. Artık buna bir son vermem gerekiyordu. İlaçlar, nikotin bantları, sakız gibi birden fazla şey denedim. Ama her seferinde sonuç yine hüsran yine hüsrandı. Bu sefer başardım ve bu illetten kurtuldum. :) Öncelikle eski halimden bahsetmeliyim. Günde en az 1.5 paket sigara içen, sigaranın dertlerimde yanımda dert ortağım olduğunu düşünen, iyi hissetmemi sağladığını düşünen bir zavallıydım. Ta ki Allen Carr ile tanışana kadar... Herkes sigarayı neden içmememiz gerektiğini anlattı bize, ama Allen Carr sigarayı neden içtiğimizi kendimize sormamızı istiyor. Ve her cevabı akla mantığa uygun bir şekilde çürütüyor. Bu süre zarfında çok kötü bir ay geçirdim. Sanki hayatım boyunca geçirmem gereken en kötü zamanlar sigarayı bıraktığım ana denk gelip beni test etmek içinmiş gibi hissettirdi. İnanın bu kötü olaylar başıma geldiğinde bir an olsun sigara yakmayı bile düşünmedim. İşte bu kitap böyle bir kitap. Kitabı okurken birden fazla tekrara düşüldüğünü ve bazı yerleri tekrar tekrar okuyormuş gibi hissedip sinirlenmiştim ama anladım ki bu nikotin canavarını yok etmek için kafamıza kazılması gereken cümlelermiş. Mutlu ve özgür hissediyorum. Mutlaka bu kitaba bir şans verin! Hem 1 dal sigarayı içme süresi 3 dakika kabul ediliyorsa ve siz de benim gibi 1.5 paket sigara içiyorsanız bir günde 90 dakikanız sadece sigara içerek gidiyor demektir. Bunu yıllara vurduğunuzda ne kadar da korkutucu. Yerine koyabileceğiniz şeyleri düşünsenize...
1000Kitap
Sigarayı Bırakmanın Kolay YoluAllen Carr · Butik Yayınevi · 20131,042 okunma
Şiir Kitabı Değil Rezillik Kitabı!
1/10
·80 syf.··
2022 38. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 07 Kasım 2022 06:40
Uzun zamandır inceleme yazmıyordum. Yakın olduklarım bilir, bir kitap beni etkilemedikçe inceleme yazmaya pek yanaşmam. Bu kitap da beni oldukça etkiledi ama çok kötü etkiledi. Sanırsam ilk defa bu kadar sert bir dil kullanacağım. Sayfalardan birinde belki dişe dokunur bir şey bulurum diye diye kitabı bitirdim. Maâlesef hayal kırıklığı. Hayatımda çok pişmanlıkları olan bir insan olmadım. Artık bu soru sorulduğunda düşünmeden cevap verebileceğim bir pişmanlığım var! Bu rezil kitabı okumak!
Şiir
BonusSerkan Işın · Yapı Kredi Yayınları · 2007135 okunma
Politik Hukuk İlkeleri
Puan vermedi·136 syf.··
2022 19. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 05 Eylül 2022 05:08
Adını çok duyduğumuz bilhassa Anayasa veya hukuka giriş derslerinde aynı anda üzerinde durduğumuz John Locke, Thomas Hobbes, Jean Jacques Roussea adında birkaç adam var. Peki kim bu adamlar? Ne için çabalıyorlar? Bu incelememde Jean Jacques Rousseau'nun üzerinde duracağım. Rousseau, insanları oldukları gibi, yasaları da olabilecekleri gibi ele alıp, toplum düzeninde güvenilir ve haklı bir yönetim kuralı bulunup bulunamayacağını araştırmakta. Bu işe, bizlere doğal hukuktan yani insanların doğuştan sahip olduğu hakları anlatarak başlamakta. İnsanların doğal yaşamlarında hiçbir eşitsizlik (ırk, ten rengi) yoktu ve bütün insanlar eşitti. Fakat insanların birlikteliği (toplum) olmadığından hukuka ihtiyaç duyulmadı. Zamanla herhangi bir egemenliğin ve düzenin olmadığı bu dönemde insanlar sosyal sözleşme ile toplumları kurdular. Toplumların kurulmasıyla doğal eşitsizlikler artmaya başladı ve kölelik, özgürlük gibi kavramlar ortaya çıktı. Genel irade (siyasal bütünü, egemen varlığı veya toplumu kuran tüm yurttaşların ortak istemi) kuramına karşılık gelen felsefi görüşü benimseyen Rousseau'ya göre genel irade herkesin ve kamu yararını gözetirken, özel irade kişisel yarar üzerine kuruludur. Bu yüzden genel istemi halk için daha yararlı bulmuştur. Kitap içinde 4 kısım ve alt başlıklar barındırıyor. Birinci kısımda Rousseau, toplumun yasal yaşama koşullarını belirliyor ve bizlere toplum sözleşmesinde bulunan her ortağın "önce özgürlüğünü sonra da istediği ve elde edebileceği şeyler üzerindeki sınırsız hakkını" Buna karşılık da "toplumsal özgürlüğünü ve elindeki şeylerin sahiplik hakkını" kazanması üzerine üzerine yazıyor. İkinci kısımda halkın kendiliğinden sadece iyilik istediği ama yine her zaman kendiliğinden iyiliğin nerede olduğunu göremediği ve bu yüzden halka bir yol
1000k
Toplum SözleşmesiJean-Jacques Rousseau · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201917,9bin okunma