Berceste

Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·101 syf.·
2026 93. kitabı
“Edebiyat da zaten bu demektir. Aylak olmayanı yazmalıyız ki, bir şeye benzesin. Zaten aylakı yazmaya başladık mı, pek otobiyografik olur.” Sait Faik’in hikayelerini okudukça bu sözünün içinin nasıl dolduğunu görüyorum. O boşlukta gezen karakterlerin hayatın içinden geçen ama kimsenin fark etmediği insanları anlatıyor. Balıkçıları, işsizleri, kahve köşelerinde oturanları, sokakta rastladığımız ama dönüp bir daha bakmadığımız insanları alıyor ve onların iç dünyasını görünür kılıyor. Anlatımı sade ilerliyor ama o sadeliğin içinde derin bir insanlık hali dolaşıyor. Az Şekerli’nin içinde yer aln hikayeleri de gündelik hayatın içinden sıradan görünen anları alıp onların içindeki duyguyu görünür kılıyor, küçük karşılaşmalar, kısa sohbetler, yalnız yürüyüşler ve insanın içinden geçen o sessiz düşünceler sade anlatımıyla akıp gidiyor. Hikayelere olaydan çok his yön veriyor, içten içe değişiyor, hikayeleriyle hayatın küçük ayrıntıları anlam kazanmaya başlıyor. Kitabın sonundaki röportajlarda ise bu bakış biraz daha dışarıya taşıyor, İstanbul’un farklı yüzleri, insan manzaraları, edebiyat çevresi ve günlük hayatın içindeki detayları gözlem gücüyle aktarıyor. Hepsinde ortak olan şey, abartısız bir anlatımla insanı ve hayatı olduğu gibi yakalama çabası oluyor. Anlattığı öykülerinde yazdıklarının merkezinde hep insan sevgisi var. Yargılamıyor, küçümsemiyor, aksine en sıradan insanın bile içinde bir hikaye olduğunu hissettiriyor. Sait Faik hikâyelerinde hayat olduğu gibi akıyor okuması da o denli hayata lezzet katıyor.
Bercesteden
Az ŞekerliSait Faik Abasıyanık · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20202,896 okunma
Puan vermedi·136 syf.·
2026 92. kitabı
Kelimeleri ve anlamlarını anladım, ama ...(s.29) Modern Rus edebiyatının öncü kalemlerinden biri olan Turgenyev 1850’lerin sonlarına doğru kaleme aldığı iki uzun öyküyle insan ruhunun en kırılgan taraflarına dokunuyor . Dönemin romantizmden realizme geçişini hissettiriyor, dışarıdan sakin görünen hayatların içinde nasıl fırtınalar koptuğunu sade anlatımı var ama derin ilerliyor, küçük anların içinde saklanan duyguların içindeki gizle birlikte geçmişe doğru bir yolculuğa çıkarıyor. Faust hikayesinde dışarıdan kontrollü görünen bir kadının iç dünyası yavaş yavaş açılıyor. Hayatı boyunca duygularını bastırarak yaşayan biri, edebiyatla ve özellikle Faust kitabıyla tanıştıkça içindeki o bilinmeyen tarafla yüzleşmeye başlıyor. İnsanın kendi iç dünyasını keşfetmesinin ne kadar geç ve ne kadar sarsıcı olabileceğini göstererek ilerliyor. Asya hikayesiyle karşımıza tam tersi bir durum çıkıyor duygular var ama cesaret yok. Anlatıcı karşısına çıkan o farklı kırılgan ve içten Asya’yla arasında oluşan bağı fark ediyor ama tam karar vermesi gereken anda geri duruyor. Hikayesiyle bir anlık tereddüdün nasıl koca bir hayata yayılan bir pişmanlığa dönüşebileceğini usulca anlatıyor. Öykülerinde insanın ya hissetmekten korktuğunu ya da hissettiğini geç fark ettiğini anlatıyor. Biri duyguların uyanışıyla sarsıyor, diğeri gecikmenin acısıyla içte kalıyor. Turgenyev gerçekçiliğiyle hayat doğru duyguyu doğru anda yaşayabilme meselesine dönüşüyor. Duyguların derinliğini sade bir dille anlatan insanın içine sessizce işleyen bu kitabı beğenerek okunacaktır. Herkese keyifli okumalar
Bercesteden
Faust - AsyaIvan Turgenyev · İş Bankası Kültür Yayınları · 2022464 okunma
Puan vermedi·545 syf.·
2026 91. kitabı
Puşkin’in yazdığı diğer öyküleri okuduğun için bu baskıyı yalnızca Yüzbaşının Kızı için okudum. Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları baskısı her ne kadar yazarın bütün öykülerini bir araya getiren derleme sunsa da, daha önce bu öykülerin büyük kısmını okumuş olmanın verdiği aşinalıkla, Puşkin dilindeki dinginliği, karakterlerin iç dünyasındaki kırılganlığı ve arka planın içinde filizlenen o naif aşkı daha yoğun bir şekilde hissettiriyor. Hikaye 1773-1775 yılları arasında Rusya'da gerçekleşen Pugaçev Ayaklanması'ndaki köylü ve Kazak isyanındaki tarihsel olayları arka plan olarak kullanıyor. Genç bir subay olan Pyotr isimli karakterin evinden ayrılarak uzak bir kalede göreve başlamasıyla ilerleyen bir hikayeyi konu ediniyor .Yeni göreviyle birlikte sakin bir hayatla tanışırken kalenin komutanının kızıyla arasında duygusal bir bağ oluşuyor. Aralarındaki bu huzurlu ortam dönemin karışık siyasi askeri olayları ve isyanlarla sarsılıyor. Pyotr görev bilinciyle birlikte duygularının arasında boğulurken doğruyu ve sadık kalmakla onurunu korumak gibi şeçimlerle karşı karşıya kalıyor, Puşkin genç bir insanın olgunlaşma sürecini anlatırken, aşk, sadakat ve karakter üzerine sakin ama etkileyici bir yolculuk sunuyor. Omurganın zor zamanlarda insanı dik tutan şey aslında insanın vicdanı ve karakteri olduğunu insan ne kadar sarsılırsa sarsılsın, doğruya bağlı kaldığı sürece ayakta kalmayı başardığını aktarıyor. Zor zamanların insanı ayakta tutanın yalnızca güç değil, vicdan ve karakter olduğunu sade ama derin bir anlatımla hissettiriyor. Tarihsel olayların içinde insanın iç dünyasına odaklanan, aşk ve onur çatışmasını sakin ama etkileyici bir dille anlatan eserleri sevenler için Puşkin’in yalın ama güçlü anlatımı için de iyi bir başlangıç olacaktır. Herkese keyifli okumalar
Bercesteden
Yüzbaşının KızıAleksandr Puşkin · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201936,9bin okunma