"İnsan hayatta yalnızca bir şeyi dört dörtlük yapabilir... yalnızca tek bir şeyi, ama onu da tam yapmak gerekir... bunun ne olduğu önemli değildir, hiç kimse kendini aşamaz, ama hayatını tek bir şeye odaklayan, doğru bir şey yapmış olur. Bu şey yalnızca doğru, dürüst, temiz bir şey olmalıdır ve insanın kendi kanıymış gibi benimsediği bir şey olmalıdır... Eğer insan kendi yaptığını doğru buluyorsa , diğer insanların buna saçmalık ya da aptallık demelerinin bir önemi yoktur... insan hizmet etmeyi bilmelidir,hizmet etmeyi, doğru dürüst hizmet etmeyi, bunun için teşekkür edilsin ya da edilmesin, mükâfatlandırılsın ya da mükâfatlandırılmasın... insan yaptığı şeyi, kendi yaptığı şeyi bilmeli ve doğru şekilde tamamlamalıdır... İnsan yalnızca inandığı bir şeye sahip olursa... sağlam durması gerekir ve başına bir talihsizlik gelirse, uyuz bir köpek gibi kovulursa ve üstelik bir de kendisi ile alay edilirse... işte o zaman dişlerini sıkması ve sağlam durması gerekir... Duyuyor musunuz?... Sapasağlam...Sapasağ..."
Utanıyordu.
Biliyor musunuz? Bir dakika, hatta bir saniyede verilen veya verilmeyen bir karar, bir tereddüt anı, insanın hayatı üzerinde ne uçsuz bucaksız neticeler doğurabiliyor.