Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·72 syf.··
2021 73. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2021 15:38
5 kısa hikâyeden oluşan bir eser “Ses”. Sabahattin Ali’nin elinden ustaca çıkmış akıcı hikayeler içeriyor. İçerisinde hemen herkesin kendinden bir parça bulabileceği kimi zaman hayal kırıklarından kimi zaman bencillikten ve hayat şartlarından bahseden içten samimi bir eser.
SesSabahattin Ali · Can Yayınları · 20197,8bin okunma
Puan vermedi·72 syf.··
Beğendi
·
2021 1. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2021 02:30
Kitap, ‘Ses’ ,’Köpek’ ,’Sıcak su’ ,’Mehtaplı Bir Gece’ ve ‘Köstence Güzellik Kraliçesi’ isimli 5 adet kısacık öyküden oluşuyor. Ancak bu öyküler öyle sarsıcı, öyle etkileyici ki her birinin ardından durup düşünmek istiyor,bu kadar kısa bir anlatımla bu kadar yoğun duyguların nasıl yaşatıldığını sorgulamaya başlıyorsunuz.
1000Kitap
SesSabahattin Ali · Can Yayınları · 20197,8bin okunma
Puan vermedi·72 syf.··
2020 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2020 19:06
Kısa öyküler beni pek tatmin etmezdi taa ki bu kitabı okuyana kadar. Sağlam bir kalemi olan Sabahattin Ali 5 farklı hikaye ile yoksul insanların iç dünyasını çok güçlü bir şekilde anlatıyor. 5 ayrı öyküdeki kahramanlara ayrı ayrı üzülüyorsunuz. Bu öyküler hayatınıza farklı değerler ve yönler katıyor. Bu insanların duygularını olduğu gibi size aktaran, sizinde onlarla aynı acıyı paylaşmanızı sağlayan bir kitap. Tavsiye eder, keyifli (mümkünse) okumanızı dilerim. :)
SesSabahattin Ali · Can Yayınları · 20197,8bin okunma
10/10
·72 syf.··
2024 3. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 12 Mart 2024 09:52
Herkesin kendisinden bir parça bulabileceği okurken zaman zaman boğazın düğümlendiği beş ayrı öyküden oluşuyor kitap. Ses’te Sivaslı Ali’yi, Köpek’te genç bir çobanı, Sıcak Su’da Emine’yi, Mehtaplı Bir Gece’de ölmek için ıssız bir yer arayan kimsesiz adamı ve son olarak Köstence Güzellik Kraliçesi’nde ise zavallı Marina ve Bekir gibi peşinden şehir şehir dolaşan Gravila’yı görüyoruz. Kısa ama tesiri çok uzun süre hafızlarda kalacak bu beş öykü insanda garip bir burukluk bırakıyor.
Edebiyat
SesSabahattin Ali · Can Yayınları · 20197,8bin okunma
Puan vermedi·72 syf.··
2020 172. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 01 Aralık 2020 20:42
"Gideceği yere yaklaşmış biri gibi derin bir nefes aldı." Hep hakkında okursunuz,duyarsınız ama hiç kendisinden okumadığınız bir yazar vardır ya hani, onlardan biri benim için Sabahattin Ali'ydi. Kendisinin bu denli kamera gözünden yazdığını, bu denli sade olduğunu çok duymuştum da, yakinen görmek bir başka oldu. Kısa kısa hikâyelerden bir kırsal rüzgar estirmiş. Yeri gelip üşüyor, yeri gelip terliyorsunuz. İtiraf etmeliyim ki bir hikâyesinde de yer yer gözü yaşlıydım. Genel anlamda gülüşü kırık bir tebessüm bırakıyor yüzde. Biziz işte kitaptaki.1930'unda da 2020'de de,biziz. "Elleriyle kadının kemikli,iri ve sert parmaklarını tuttu,göğsüne doğru çekti."
Edebiyat
SesSabahattin Ali · Can Yayınları · 20197,8bin okunma
Puan vermedi·72 syf.··
Beğendi
·
2022 8. kitabı
.... .... Bir akşam, bir pazar günü çayınızı kahvenizi alın.. Bu incecik kitapta bütün bir hayatı kucaklayın.. .... .... ........ SesSes Sabahattin AliSabahattin Ali
1000Kitap
SesSabahattin Ali · Can Yayınları · 20197,8bin okunma
Puan vermedi·72 syf.··
2021 10. kitabı
Bu kitabı okuduktan sonra yazarının kim olduğunu tahmin etmek hiç zor olmasa gerek.. Duygu dolu, halkın içinden, samimiyetle ve gerçeklikle ele alınmış muhteşem öykülerden oluşan bir eser.. Her biri birbirinden güzel ve her birinden sonra biraz daha duygulanıyorsunuz..
Edebiyat
SesSabahattin Ali · Can Yayınları · 20197,8bin okunma
Puan vermedi·72 syf.··
2021 40. kitabı
Sabahattin Aliye özgü olan bir akıcılık, bir içine çekme var . Hikayeler de zihnimizde yer ediniyor ve her hikâyesinde ayrı bir iz bırakıyor. Her hikayesini ayrı ayrı sevdim.
Edebiyat
SesSabahattin Ali · Can Yayınları · 20197,8bin okunma
| -Ben o odada sesimi bulamadım. |
10/10
·70 syf.·
2021 5. kitabı
| -Kitap beş ayrı hikâyeden oluşuyor. 'Ses' , 'Köpek', 'Sıcak Su', 'Mehtaplı Bir Gece' ve 'Köstence Güzellik Kraliçesi'. °• Sazıyla mehtapta şarkı söyleyen Ali, °• Sahibiyle mutlu ve huzurlu bir yaşam süren Köpek, °• Hayat arkadaşına kırgın bir kadın, °• Daha önce, bir insan tarafından şevkat görmemiş gariban bir adam, °• Yıllar boyunca aşkını kalbine gömen Güzellik Kraliçesi. °• Her bir hikaye hayatta karşılaşılacak gerçekleri sunuyor okuyucuya. Kısa olmalarına rağmen, aslında anlatmak istedikleri öylesine uzun ve derin ki... °• Ses, bazen ağlatıyor, bazen düşündürüyor, bazen küçük bir tebessüm uyandırıyor insanda. Ama aslında Ses, hikâyelerinde sessizliğe dikkat çekiyor.
Öykü
SesSabahattin Ali · Can Yayınları · 20197,8bin okunma
8/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2020 8. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2020 04:45
Her hikayesinde boğazınızda bir düğüm bırakan, toplumun her kesimini kucaklayan, cümleleri su gibi akan, her tasvir ettiği insanı ete kemiğe büründürdüğünüz kaç yazar vardır?
SesSabahattin Ali · Can Yayınları · 20197,8bin okunma

Yazar Hakkında

Sabahattin AliYazar · 103 kitap
Sabahattin Ali, 25 Şubat 1907'de Edirne Vilayeti'nin Gümülcine Sancağı'na bağlı Eğridere kazasında doğmuştur. Babası piyade yüzbaşısı (Cihangirli) Selahattin Ali Bey'in görev yerlerinin sık sık değişmesi dolayısiyla, ilköğrenimini İstanbul, Çanakkale ve Edremit'in çeşitli okullarında tamamlamıştır. Edremit'e göçtüklerinde bölge Yunan işgalinde olduğu için emekli olan babası aylığını alamamış ve aile çok zor günler geçirmiştir. İlkokulu bitirdikten sonra parasız yatılı olarak Balıkesir Öğretmen Okulu'na giren Sabahattin Ali, beş yıl burada okumuş, daha sonra İstanbul Öğretmen Okulu'nda mezun olmuştur (1926). Bir yıl kadar Yozgat'ta ilkokul öğretmenliği yapmış, Millî Eğitim Bakanlığı'nın açtığı sınavı kazanarak Almanya'ya giderek iki yıl orada okumuştur (1928 - 1930). Yurda döndükten sonra Sabahattin Ali, Orhaneli’nde ilkokul öğretmenliğine atandı. Aydın ve sonra Konya ortaokullarında Almanca öğretmenliği yapmıştır. Konya'da bulunduğu sırada, bir arkadaş toplantısında Atatürk'ü yeren bir şiir okuduğu iddiasıyla tutuklanmış (1932), bir yıla mahkûm olarak Konya ve Sinop cezaevlerinde yatmış, Cumhuriyetin onuncu yıldönümü dolayısıyla çıkarılan af yasasıyla özgürlüğüne kavuşmuştur (1933). Cezaevinden çıktıktan sonra Ankara'ya giden Sabahattin Ali Millî Eğitim Bakanlığı'na başvurarak yeniden göreve alınmasını istemiştir. Dönemin bakanı Hikmet Bayur'un "eski düşüncelerinden vazgeçtiğini ispat etmesini" istemesi üzerine Varlık dergisinde "Benim Aşkım" adlı şiirini yayımlayarak (15 Ocak 1934) Atatürk'e bağlılığını göstermeye çalışmıştır. Aynı yıl Bakanlık Neşriyat Müdürlüğü'ne alınmış, Ankara II. Ortaokul'da öğretmenlik yapmıştır. 16 Mayıs 1935 günü Aliye Hanım ile evlenmiş, 1936'da askere alınmış, 1937 Eylülünde kızı Filiz Ali dünyaya gelmiştir. Yedek Subay olarak askerliğini Eskişehir'de tamamlamış, 10 Aralık 1938 de Musiki Muallim Mektebi'nde Türkçe öğretmeni olarak göreve başlamıştır. 1940 yılında tekrar askere alınmış, askerliğini yaptıktan sonra Ankara Devlet Konservatuarı'nda Almanca öğretmenliği yapmıştır (1941 - 1945). "İçimizdeki Şeytan" romanı milliyetçi kesimde büyük tepki toplamıştır. Nihal Atsız'ın hakkında yazdığı hakaret dolu bir yazıya karşılık dava açmış, dava sırasında çok sıkıntı çekmiştir. 1944 yılında davayı kazanmasına rağmen tepkilerden kurtulamamıştır. Olaylı duruşmalar sonunda bakanlıkça görevinden alınmış, İstanbul'a giderek gazetecilik yapmaya başlamıştır (1945). Ancak fıkra yazdığı La Turquie ve Yeni Dünya gazeteleri, Tan olayları sırasında tahrip edilince işsiz kalmış, Aziz Nesin ve Rıfat Ilgaz'la Marko Paşa, Malum Paşa, Merhum Paşa, Öküz Paşa gibi siyasal mizah dergilerini çıkarmıştır (1946 - 1947). Ancak, bu gazeteler tek parti iktidarının baskılarıyla karşılaşmış, dergilerin isimlerindeki Paşa ifadesiyle "Milli Şef" İsmet Paşa ile alay edildiği iddiası ile kapatılmış, yazılar ve yazarları hakkında kovuşturmalar açılmıştır. Sabahattin Ali dergilerde çıkan yazılarından dolayı üç ay hapis yatmış, karşılaştığı baskılardan bunalmıştır. Ali Baba dergisinde yayımladığı "Ne Zor Şeymiş" başlıklı yazıda, içinde bulunduğu durumu şöyle anlatmaktadır: "Çalmadan, çırpmadan bize ekmeğimizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz bırakmadan yaşamak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmalı idi?" Bir başka dava nedeni ile 1948'de Paşakapısı cezaevinde üç ay yatmıştır. Çıktıktan sonra zor günler geçirmeye başlamış, işsiz kalıp, yazacak yer bulamamıştır. Yurt dışına gidebilmek için pasaport almak istemiş, alamamıştır. Yasal yollardan yurt dışına çıkma olanağı da bulamayınca Bulgaristan'a kaçmaya karar vermiş fakat para karşılığı anlaştığı Ali Ertekin adlı kaçakçı tarafından Jandarma karakolunda katledilmiş daha sonra da cesedi 2 Nisan 1948 tarihinde Bulgaristan sınırında şaibeli bir şekilde bulunmuştur. Sabahattin Ali'yi öldürdüğünü itiraf eden ve Milli Emniyet mensubu olduğu iddia edilen Ali Ertekin, dört yıla hüküm giymiş; fakat birkaç hafta sonra çıkartılan aftan yararlanarak serbest kalmıştır. Bulgaristan’ın Eğridere (Ardino) kentinde, Sabahattin Ali’nin 100. doğum yılı kutlandı. 31 Mart 2007 günü gerçekleşen toplantıya, başta Bulgaristan Yazarlar Birliği Başkanı olmak üzere Sofya ve Bulgaristan’ın çeşitli kentlerinden Türk ve Bulgar yazarlar, şairler, okurlar ve Sabahattin Ali’nin kızı Filiz Ali katıldı. Bütün eserleri 1950’li yıllardan beri Bulgaristan’daki tüm okullarda okutulduğundan, Sabahattin Ali bu ülkede çok tanınan bir yazardır. Sabahattin Ali yazı yaşamına şiirle başlamış, hece vezniyle yazdığı ve halk şiirinin açık izleri görülen bu ürünlerini Balıkesir'de çıkan ve Orhan Şaik Gökyay tarafından yönetilen Çağlayan dergisinde yayımlamıştır (1926). Servet-i Fünun, Güneş, Hayat, Meşale gibi dergilerde de yazan (1926 - 1928) Sabahattin Ali, bu arada öykü de yazmaya başlamış, ilk öyküsü "Bir Orman Hikayesi" Resimli Ay'da yayımlanmıştır (30 Eylül 1930). Toplumsal eğilimli bu öyküyü Nazım Hikmet, şu sözlerle okurlara sunmuştur: "Bu yazı bizde örneğine az tesadüf edilen cinsten bir eserdir. Köylü ruhiyatının bütün muhafazekâr ve ileri taraflarını, iptidaî sermaye terakümünü yapan sermayedarlığın inkişaf yolunda köylülüğü nasıl dağıttığını ve en nihayet, tabiatın deniz kadar muazzam bir unsuru olan ormanın muğlak, ihtiraslı hayatını, kımıldanışların zeki bir aydınlık içinde görüyoruz". Sabahattin Ali, af yasasından yararlanarak hapisten çıktıktan sonra, özellikle Varlık dergisinde yayımladığı "Kanal", "Kırlangıçlar", "Arap Hayri", "Pazarcı", "Kağnı" (1934 - 1936) gibi öyküleriyle dikkati çekmiştir. Sabahattin Ali Anadolu insanına yaklaşımıyla edebiyata yeni bir boyut kazandırmıştır. Ezilen insanların acılarını, sömürülmelerini dile getirmiş, aydınlar ve kentlilerin Anadolu insanına karşı takındıkları küçümseyici tavrı eleştirmiştir. 1937'de yayınlanan Kuyucaklı Yusuf romanı, gerçekçi Türk romanının en özgün örneklerinden biridir. Sabahattin Ali'nin halk şiirinden esinlenerek yazılmış şiirlerini içeren Dağlar ve Rüzgâr (1934) adlı kitabı yazın çevrelerinde ilgi uyandırmış, örneğin Yaşar Nabi, Hakimiyeti Milliye'de şu övücü satırları yazmıştır: "Bu kitabın mümeyyiz vasfı halk edebiyatı tarzında bir deneme teşkil etmesidir. Sabahattin Ali'nin tecrübeli muvaffak neticeler vermiş. Ve bize, şiirleri doğrudan doğruya bir halk şairi elinden çıkmamış olduklarını hissetirmekle beraber, o tanıdığımız ve sevdiğimiz samimi edayı tattırabiliyor. Komplike imajlardan kaçınılmış olması, bu şiirlere büyük bir sadelik vermiş." Ancak, Sabahattin Ali, bu kitabından sonra şiirle ilgilenmemiş, sadece öykü ve roman yazmıştır. 'Leylim Ley', 'Aldırma Gönül' gibi halk dilinden yararlanarak yazdığı şiirler herkes tarafından bilinir. Sabahattin Ali, Varlık'ta Esirler adlı üç perdelik bir oyun da yazmış (1936), ancak bu türü de bir daha denememiştir.