“Artık uyuyacaksın,” diye bilgilendirdi beni kalın bir sesle. “Ve yarın aynı şeyleri tekrar yapacağız. Ve tekrar. Bir sabah kalkıp her neydiyse, seni yine de öldürmediğini fark edene kadar.”
Sonuç olarak sözcük miktarı elbette önemlidir ama yalnızca ebeveyn tarafından sağlanan sevgi dolu ve geliştiren bir ilişkinin bir parçası olarak önemlidir. Birçok kelime söylenebilir fakat bu kelimelerin beyindeki olumlu etkileri, çocuğun ihtiyacına ne derece yanıt verdiklerine ve ne kadar içtenlikle söylendiklerine bağlıdır.
Yeni bir çare ya da buluş düşününce “icat çıkarma.” duygulanıp yazınca “edebiyat yapma.” Düşünüp sorgulayınca “felsefe yapma” çoğunluk vasata yanlışsınız deyince “hariçten gazel okuma.” avam kalabalıkta özgüvenle yürüyünce “artistlik yapma.” bir şeylerden rahatsız olup neden böyle diye sorunca “caz yapma.” diye zihin akışına baraj koyar vasatın ödüllendirildiği kültür. Bu nedenle senelerdir her yıl milyonlarca öğrenciye müzik eğitiminde blok flüt çaldırılan ülkemizde bir tane bile blok flüt konçertosu besteleyen çıkmamıştır.