Oysa şimdi, bu en önemli şeyi ya da bir kısmını kaleme almak, kaydetmek istediğimde, her şey kırık dökük bir imge yığınından ibaret; bu imgelerin sureti bir şeye yansımıştı, bu bir şey benim kendi Ben'imdi, ona ne zaman bir şey sormak istesem, bu Ben'in, bu aynanın, bir hiç, bir cam yüzeyin en üst katmanı olduğu ortaya çıkıyor.