Betül Şare

Serenad
Puan vermedi·484 syf.·
2022 7. kitabı
Yaşamın bizim için sunduğu gerçeklere her zaman hazır olmamız gerektiği söylendi ama bu gereklilik öyle olması gerektiği anlamına gelemez. Yaşananlar ani olur durup dinlenmeye bile fırsat bulamayız. Bizi çekip alır bambaşka yaşamlarla karşılaştırır. O yaşam bizim hayatımız olur. Kendimizi buna adar bunun için yaşarız. Nadia, Mari, Ayşe hepsi tek bir bedenle birleşip Mayayı oluşturdular, olgunlaştırdılar. Maya yalanların ardında kalanları izah etme çabasıyla Max'ın ve Nadia'nın gerçeklerini bizim için gerçek yaptı. Nadia üstün ırkın ardında kaldığı için yok edilmeye çalışılan insanlardan biriydi. Max da üstün ırk kabul edilen arilerden. Yaşadığı aşktan sonra ikisi de yok edilmeye mahkum mahluklardan. Hikaye de burada gerçek sayılmaya başlandı. Mayanın yalanlarla dolu hayatının bu gerçeklerle karşılaşması sonucunda Maya bu ikiliyi dünya için aydınlattı. ***** Yaşam tüm azınlıklar için korkunç onları yok saymaya çalışan insanlar için ise manoton bir koşudan ibaret. Bu insanlar da azınlık ruhu olmasına rağmen bunu baskılayıp azınlık ruhlarını susturdular. Bu suskunluk savaşı onlara ruhlarını kaybetmeyenleri öldürmek için fırsat verdi. Onlar bedenin çürüsede bir sonraki nesle bu ruhun aktarılacağını bilmiyorlardı. Bu ruh o ruhları karanlıktan kurtarıp aydınlığa kavuşturacaktı.
1000Kitap
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2015163,9bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
1984
Puan vermedi·352 syf.·
2020 75. kitabı
İki artı ikinin dört ettiğinin asla kanıtlanamayacağı, kanıtlansa da kimsenin umrunda olmayacak bir dünyada geçen bu roman geçmişten, gelecekten ve şimdiden yani bizi tek yapan dünyadan birçok iz barındırıyor. Her toplum her düzende her olayda olduğu gibi bu toplumda da dünya üç kesime ayrılır; yüksek kesim, orta kesim, alçak kesim olmak üzere. Yüksek kesim orta kesim ve alçak kesime iktidarlık eder. Yüksek kesim iktidarlıktan sıkıldığında veyahut orta kesim yüksek kesimin iktidarlığından sıkıldığı vakit alçak kesimi de yanına alan orta kesim yüksek kesimi orta kesim, kendilerini de yüksek kesim ilan ederler. İş tahtın başına geçtiği zaman herkesin yaptığı gibi kendilerinden aşağı görülen insanları umursamamaya başlarlar. Bu düzen her zaman böyle devam eder. Yüksek kesim ve orta kesimin arasında oynanan bir oyun gibidir adeta. Alçak kesim hiç bir zaman bu oyuna müdahale edemez ve etmesine izin verilemez. Okyanusya da kendilerinin diktatörlüğününün bozulmasına asla izin vermez. Orta kesimede bunu yaftalatmaya çalışır. Okyanusya'nın bu planıyla iktidar tek başına oynanan bir oyun olacaktır. Zamanla kimse Büyük Biradere engel olmayacaktır. Büyük Birader yalnızca bir simgedir. Dergilerin yüzü olan mankenler gibi. Okyanusya Doğuasya ya da Avrasya ile savaşta olabilirdi. Bunun hiçbir önemi yoktu. Önemli olan tek şey partinin sizden istediği coğrafyayla savaşı sürdürdüğünü düşünmenizdir. (Parti başka coğrafya ile savaşıyor olsa bile.) Eşitlik kavramının da artık hiçbir önemi kalmamıştır. (Dünyanın artık bunu sağlayacak maddi olanakları olsa bile insanların bunu sağlayacak zihniyetleri yoktu.) 1984 bu distopya ve gerçekçiliğin arasında kalmış Winston Smith'in zamanla kendi gerçekçiliğinden kopuşunu anlatıyor.
Edebiyat
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200bin okunma