-Her şey itidal halinde olmalı buyuruyorsunuz. Yani her şey haddini muhafaza etmeli... Aşkta, muhabbette de mi efendim?..
-Ne zannettin ya; o da haddi içinde kalmalı... Yoksa yanar, kül oluruz.
Aklı bitirmişlerdi; bitirdikten, tekmilledikten sonra tekrar ellerine almışlardı. Aklın ötesinden, akılla konuşuyorlardı:
«- Görmek için evvelâ görülecek şey, sonra görecek göz, sonra da ışık lâzım...»
Ne görülecek şeyi, ne görecek gözü, ne de ışığı kalan dünyamız... Hacmin üç buudu üstünde birden çöken dünyamız...