Beyza gül Metliler

Beyza gül Metliler
@Beyaz_gulll
KIZIL ELMA:MUTLULUK SİMGESİ
Puan vermedi·52 syf.··
2025 29. kitabı
Aile, duyguların en yoğun olduğu yuvadır. İnsanlar evlenerek uyum içinde birbirlerini tamamlar. Bu yuvanın meyvesi çocuklar olur, duygular pekişir. Ama hayat her zaman bu kadar toz pembe olmaz. Kalpler buz tutabilir. “İnsanoğlunun kalbinin öyle bir yapısı vardır ki onu dondurmak çok kolay, ısıtmak ise çok zordur, hatta bazen imkânsızdır.” Eşler de aralarında sorun yaşayabilirler. Ama her zaman bu kadar zor olmaz buzulları eritmek. Kolay bir şekilde de ısınabilir kalp. Kızıl bir elma ya da birazcık anlayış gönülleri sıcacık yapmaya yeter. Asıl zor olan yuvaların dağılmasıdır. İsabekov kızının gözlerinden anlar bunu. İsabekov fark etmeye başlar. Kendine dürüst davranıp hissettiklerini inceler. Saf duygularını hatırlar. Heyecanla harmanlanan taze duygularını sunduğu kadını ve hüsranı… Kızıl elmayı hatırlar. Halbuki kızıl elmayı isteyen karısıdır. İsabekov kızıl elmayı şöyle tarif eder: “Biliyor musun Anara, bu bir mutluluk habercisi, mutluluk simgesidir. (…) Bu elmayı yiyecek insan çok mutlu olacak demektir.” Evet, eşinin tek istediği kızıl elma: mutluluktur. Sevildiğini hissetmektir. Yıllar önce duvarlara çaldığı mutluluğu şimdi kızının avuçlarındadır. İsabekov çok geç olmadan uyanır ve paha biçilemeyecek elmayı karısına sunmaya gider.
Edebiyat & Roman
Kızıl ElmaCengiz Aytmatov · Ketebe Yayınları · 20215,4bin okunma
Reklam
Çizginin ötesi
Puan vermedi·104 syf.··
2025 24. kitabı
Yaşamda kırılma çizgileri olur. Çizginin bir adım ötesinde insanın ufkunda yeni şeyler belirir. Algılar, değerler, düşünceler başkalaşır. Kitabımızda savaşın yok ediciliğinin farkındalığı, asker olan Sabur için çizginin üzeridir. Sabur’un edebi muhtevasının matuf olduğu mevkisi, şiarı dönüşür. Cephedeki askerleri diriltici nefesiyle yazdığı şiirleri, sanatı değişir. Cephede ölümle burun buruna gelip yaşamın harlı ateşine yağan sağanak yağmura şahit olduğunda çizginin ötesini öğrenir. Ateşin sönüşünden sonra karanlığı görür. Ardından adım atar: Sabur’un şiarı “Dünyada tek istediğim artık savaş olmasın.” olur. Sabur küser. Savaşa, onun ince ruhunu anlayamayan arkadaşlarına, kadere, en çok da yaşama küser. Yaşam, duygular, duyguların oluşturduğu insan ve insanın aradığı ürünleri—şiirleri—onun mana dünyasını kaplayan atmosferdir. Bu atmosfer kurşunlanır, barut kokularıyla zehirlenir. Cengiz Aytmatov’u bu tiyatrosunda Sabur ile çok bağdaştırdım. Ölüm ve savaşla yakın temasları, onlara ellerinde sadece hayatlarının olduğu farkındalığını sağlamıştır; yani kırılma çizgisinin üzerindedirler. Bu yeni kavrayış, düşüncelerini ifade ettikleri ürünleri ortaya koyarken onları bir arayışa götürmüştür. Çizginin ötesindeki dünyada sağa sola koşuşturmaya başlarlar. Belki de Sabur yorulmuştur artık koşmaktan; onu aradığını bulamamak küstürmüştür. Aytmatov da aynen bu arayışa istikamet almıştır. Hülasa, Aytmatov ve Sabur’un koşturmacasında biz de onlara eşlik ederiz. Ellerini sıkı tutun derim; çizginin ötesi derya deniz.
Fuji-YamaCengiz Aytmatov · Nora Kitap · 2017693 okunma
Eksik Parça
Puan vermedi
İki kutup var kitabımızda, iki zihniyet. Birinde muhteşem ihtiraslarla dolu bir despotluk: Dünyaya hâkim olma, Cengiz Han ihtirası. Bulutu, ilahi güçleri kendine küstürecek kadar çirkin ve rezil bir raddede. Diğer kutupta ise bu despotluğun eziciliğinde yiten yaşamlar… İzmihlale karşı, gerek yeni bir dünya doğuracak çocuklarla; gerekse duygularla ızdırap verici bir direniş var. Bu çatışma, zamanın her diliminde bulunuyor. Cengiz Han, Sovyet Rusya dönemi ve günümüzde bile. Erden’e ve Abutalip’in aileleri, farklı yüzyıllarda rejimlerin çirkef zihniyetinin kurbanı olmuştur bu romanda. Onların tek istediği sadece sevdikleriyle beraber olmak, mutluluk, huzurdu. Ama despotlar bunu anlamayacak kadar zalim. Gözleri kör, kulakları sağır, kalpleriyse taşlaşmış... Ne zaman ki insanlar dünyaya, eşyaya tapar; o zaman duygular toprağa gömülür. His ve duyum kabiliyetleri ölür. İhtirasın zehirli sarmaşıklarını üzerinde buluverir. Başka dünyalar olsa, insan onlara da sahip olma arzusu besleyecek sanırsınız. Doyamaz, tatmin olamaz. Çünkü tamamlanmaz. Eksik parçayı yanlış yerlerde arar durur. Bazen dünyayı fethe girişir, Cengiz Han gibi. Zulüm başlar. Ama bilmez ki o parça, daha önce toprağa verdiği duyguların merkezinden açılan başka bir hayatta gizlidir. Onu tamamlayacak şey mâsivâda değil, mâverâdadır. Bu parçayı bulabilmek hepimize nasip olur inşallah.
Cengiz Han'a Küsen BulutCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202520,1bin okunma
YAŞAMA AŞK
Puan vermedi
İnsan elinin değmediği tabiat, hakikatin bekareti bozulmamış izlerini barındırır içinde. Ahmet Hamdi Tanpınar, "Bozkırın sessizliğinde insan kendi iç sesiyle karşılaşır; aşk orada başlar." der. Doğa, bütün seslerin, dünyanın bitmek bilmeyen kargaşasından ve yoruculuğundan mücerretleştiği mekândır. Rabbimiz bile cennetin sonsuz bahtiyarlığını anlatırken ırmakları, ağaçları, çiçekleri kullanır. Tanpınar’ın deyişiyle sessizlik bu mücerretleşmeyle başlar. Gereksiz yüklerden süzüldükçe esas olan, cennetin bahtiyar râyihasının estiği duygular: sevgi, aşk kalır. Böylece sessizliğin ardından doğanın sesi başlar. Hele ki bu bir Cengiz Aytmatov’un romanıysa duygular, toprağın, ırmağın sayesinde coşar. Danyar da bu coşkuyu tadanlardandır; hem de öylesine ki, o bu coşkuyu dışarıya türküleriyle taşırır. Belki de onu hayata böylesine bağlayan şey, savaşın yıkıcı atmosferinden yeni çıkmış olması ve hayat nimetinin değerini daha iyi anlamasıdır. Bir de Danyar’la neredeyse birbirleri için yaratılmış olan Cemile vardır. Cemile, çocuk ruhunu kaybetmemiş, yaşama sevinciyle dolu, arada türküleriyle terennüm eden gelindir. Kocasının cephede olması ve savaş şartları onun gözlerinde parlayan ışığı söndüremez. Bu iki insanın uyum içinde birleşmesinde ne olsun; Danyar’ın yakıcı sesiyle yıldızlı geceleri donattığı anlar olsun. Cemile ve Danyar’ın savaşla yakın teması olmasına rağmen, hayata tutunuşlarını düşününce aklıma İsmet Özel'in şu dizeleri geliyor: "seyir bile edemezken içimizdeki şenliği yılgı yanımıza yanaşmazken bizi kıvıl kıvıl bekliyorken hayat yıkılmak elinde mi?" Özel’in bu dizeleri devrimci ruhuyla zikrettiği şiirin bütününe bakılınca anlaşılıyor. Zaten Danyar’la Cemile’nin aşkları, yaşamları yok eden savaşa karşı savaş, devrim değil de nedir? Yılmadılar, insanlara
Edebiyat
CemileCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 201944,5bin okunma
VEFANIN GEMİSİ: MASALLAR VE MARALLAR
Puan vermedi·180 syf.··
2025 19. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Ağustos 2025 14:20
Vefa "sözünde durma, sevgiyi sürdürme, sevgi, dostluk bağlılığı" anlamlarına gelir... Bazen aramaktır, sormaktır. Bazen gidip gelme, ziyarettir. Bazen sadece bilmek, inanmaktır. Bazen de kul olmak... Tersi olan nankörlük desem. Gönlümüzün yamacına tutunan, kanlı hıyanetin bıçağı... İnsana, tabiata ve de Allah'a. Peki, siz hiç masallara vefasızlık, nankörlük duydunuz mu? Hoşluğuyla efsunlandığımız, inanmak zorunda kaldığımız hatta içinde bir var bir yok olmak istediğimiz masallara ihanet... Boynuzlu Geyik Ana masalına ihanet bu sefer... Muhtelif toplumlarda geyik; doğurganlığı, rehberliği, kötülüklerden korunmayı simgeler. Masalımızda da tam böyle olmaktadır. Boynuzlu Geyik Ana, Kırgız soyunu boynuzunda getirdiği beşikle kurtarır. Onların her daim yanında bulunarak korur. Böylece Boynuzlu Geyik Ana’dan Buğu soyu hasıl olur. O, kutsalın sembolüdür. Ama Buğu nankör. Zamanla Boynuzlu Geyik Ana’dan tevarüs eden zarafeti kaybeder, vefasızlaşır. Buğulu hamarat Mom der ki: "Atalarını tanımayanlar kısa zamanda yozlaşır." Buğu da yozlaşır; hem de Boynuzlu Geyik Ana’nın onlara yardım eden boynuzlarını kopararak mezarına dikip gösteriş yapacak kadar. Masallardan bu raddeye kadar yabancılaşmış olsak da çocuklar ve çocuk vicdanı var olduğu sürece umut var. Çünkü çocuk vicdanı demek, büyüklerinki gibi kirlenmemiş, örselenmemiş, salt temiz duygu topağı demektir. Onlar masallara ve marallara inanırlar;Vefayı bilirler.Hatırlamak yerine hiç unutmazlar.Kimisi kendine benzemeyenler arasında yaşamını yitirir, kimisi ise özgürlüğe, hayallere giden beyaz gemiye yetişmek için bir var bir yok olur.Ama onlar hep vardır. Beyaz gemi vefalıları masallara götüren gemi olur.
Beyaz GemiCengiz Aytmatov · Ketebe Yayınları · 202187,3bin okunma
Reklam