... Bu dağda bir mağara vardı, mağaranın içinde dört bir yanında dik dorukların göğe yükseldiği sık otlarla kaplı dümdüz bir ova uzanıyordu. Buraya uzanan kurt, on oğlan çocuğu dünyaya getirdi. Büyüyen bu oğlanlar dışarıdan kadınlarla evlendiler ve o kadınlar da anne oldular. Bunların çoluk çocuklarının her biri kendilerine bir aile adı seçtiler ve içlerinden biri kendisine A-se-na adını verdi.
Ey sen ki kül ettin beni onmaz yakışınla,
Ey sen ki gönüller tutuşur her bakışınla!
Hançer gibi keskin ve çiçekler gibi ince
Çehren bana uğrunda ölüm hazzı verince
Gönlümdeki azgın devi rüzgarlara attım;
Gözlerle günah işlemenin zevkini tattım.
Gözler ki birer parçasıdır sende İlahın,
Gözler ki senin en katı zulmün ve silahın,
Vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin;
Sen öldürüyorken de vururken de güzelsin!
Hüseyin Nihal Atsız