Bilinçaltının Gücü kitabı daha bitirmemiş olmakla beraber bu tarz akışta olan kişisel gelişim kitapları adı altında yavaş yavaş insanlığa dayanarak ön yargılarımı oluşturmaya başlamış bulunmaktayım. Kitap bütün dinleri, dinlerin tanrılarını ve büyüleri kabul etmezken bilinçaltından tam olarak bir tanrı bir büyü gibi bahsediyor. Ama telkine ve olumlaya ihtiyacı olanlar için iyi bir kitap diyebiliriz. Okumaya devam edip alıntılar paylaşmak istiyorum şimdilik bu kadar...
Ah lorepella...
Bölümlerlerden oluşan bu kitabın ikinci bölümü olan "Lorepella" kitabın en etkilendiğim hikayesi oldu. Ana karakter olan Baron'un bütün gerginlik ve korkusunu bütün bedenimde eş zamanlı hissedebilmiş olmak benim icin Stefan Zweigin ustalığını bir kez daha resmetti . Lorepalla karakteri çok derinlerde, bilinçaltında yaşıyor gibiydi. Lorepella'nın hissettiği tutkular bile ters köşe yaratıyor okuyucuda. Hikayenin sonunda baronun yaşadığı tedirginlik ise okuyucuya müthiş yansıtılmıştı. Lorepallanin o sessiz halinden bile irkiliyor insan. Sadece bu hikaye icin bile okumaya değerdi.