"Yenilgilerimiz, birikmiş hesaplarımız, krizlerimiz doğru zamanda, doğru dokunuşlarla sinmiyor muydu kendi köşelerine?
Herkesin doğru zamanda, doğru şekilde, doğru kişi tarafından dokunulmak istediği bir gezegen değil miydi burası?
Ve beden ancak dokunulduğunda dinen fırtınaların yuvası değil miydi?"