Beyza

Beyza
@Beyza_08
Zarf başka; mazruf başka. Ferd-i Tenha'
Resim Öğretmeni
Lisans
256 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
9/10
·330 syf.·
2021 9. kitabı
Kitap ilk başta bir cinayet olayıyla başlıyor ama aslında sadece polisiye değil, daha çok insanın iç dünyasını anlatan bir eser. Hikâyeyi emekli bir mühendis olan Ahmet'in ağzından dinliyoruz. Ahmet, gazeteci Deniz ile tanışıyor ve ona hem geçmişini hem de kardeşi Mehmet'le olan ilişkisini anlatıyor. Romanda kardeşlik, aşk, yalnızlık ve kimlik arayışı gibi temalar öne çıkıyor. Ahmet'in kardeşiyle olan bağı bir yandan hayranlık, bir yandan da kıskançlıkla dolu. Deniz'le kurduğu ilişki ise aşkın ne kadar karmaşık bir duygu olduğunu gösteriyor. Dil sade ama düşündürücü, karakterler özellikle Ahmet'in anlatımı sayesinde çok derin verilmiş. Sonunda polisiye kısmı bir yana, asıl olarak insanın kendisiyle hesaplaşması ve geçmişiyle yüzleşmesi anlatılıyor. Benim için kitap, kardeşlik ve aşk üzerine düşündüren, insanın içindeki yalnızlığı ve sorgulamaları ortaya koyan etkileyici bir romandı.
Duygu ve Düşünce
Kardeşimin HikayesiZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2019126,4bin okunma
Reklam
9/10
·479 syf.·
2024 20. kitabı
"Tehlikeli Oyunlar", kelimenin tam anlamıyla bir zihinsel labirent. Kitabı okurken sanki bir yerden bir yere varmaya çalışıyorsunuz ama yol her adımda daha da karmaşıklaşıyor. Hikmet Benol karakteri, hem çok tanıdık hem de çok uzak. Kendimi zaman zaman onun yerine koydum ama çoğu zaman onu anlayamadığımı da fark ettim. Belki de Oğuz Atay’ın bize göstermek istediği şey buydu: Kendimizle yüzleşmenin zorluğu. Bu kitap sadece bir roman değil. İçinde felsefe, psikoloji, toplum eleştirisi, bireyin yalnızlığı ve içsel çatışmaları var. Oğuz Atay, diliyle oynayan, anlatıyı bozarak yeniden kuran bir yazar. Bazen bir cümle bir sayfa sürüyor ama o cümle bitince boğulmuş gibi değil, arınmış gibi hissediyorsunuz. Kitabın adı çok yerinde: “Tehlikeli Oyunlar”. Çünkü bu oyunlar bazen insanın kendi içinde oynadığı, başkalarına göstermediği oyunlar. Düşünceler, hesaplaşmalar, hayaller... Hepsi birer oyun. Ama bu oyunların bir sınırı yok. Ve o sınır aşıldığında gerçeklik kayıyor, kimlik bulanıyor, insan kendine bile yabancılaşıyor. Ben okurken çoğu zaman şu soruyu sordum: "Gerçekten ben kimim ve bu hayatı nasıl yaşıyorum?" Bu soruları düşündürten bir roman bence, çok azdır. Oğuz Atay’ın dili: Hem zeki, hem sert, hem de duygusal. Karakter derinliği: Hikmet Benol sıradan biri gibi görünse de iç dünyası bir uçurum. Yapısal oyunlar: Anlatı bazen dağınık, bazen tekrar eden ama hep bilinçli. Sorgulatması: “Normal” nedir? “Toplum” bizi neye zorluyor? gibi birçok soruya kapı aralıyor. Bu kitap kolay okunmaz. Zihinsel olarak yorar, bazen sıkar, hatta yer yer delirtir. Ama bir bakarsınız, bir cümleye takılıp kalmışsınız. O cümle günlerce sizinle gelir gider. İşte bu yüzden "Tehlikeli Oyunlar" benim için sadece bir roman değil, bir karşılaşma. Kendimle, düşüncelerimle, hayatla… Herkese göre
Edebiyat
Tehlikeli OyunlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202538,8bin okunma
10/10
·72 syf.·
2024 23. kitabı
"Vatan Yahut Silistre", Osmanlı-Rus Savaşı sırasında geçen, vatan sevgisi ve milli mücadele temalarını işleyen bir tiyatro eseridir. Eserde, Silistre Kalesi'ni savunmak için cepheye giden İslam Bey ile onun ardından gizlice erkek kılığına girerek cepheye giden nişanlısı Zekiye’nin hikayesi anlatılır. İslam Bey, vatanı için hayatını feda etmeye hazırken; Zekiye ise aşkı ve vatanı uğruna aynı mücadeleye katılır. Bu süreçte Paşa ve diğer askerlerle birlikte Silistre’nin savunması yapılır ve büyük bir zafer kazanılır. Yazarın Üslubu: Namık Kemal, dili oldukça sade ve etkili kullanmıştır. Döneminin ötesinde bir milliyetçilik anlayışıyla, halkı bilinçlendirmeye ve harekete geçirmeye çalışmıştır. Tiyatroyu, halkı eğitmek ve vatan sevgisini aşılamak için bir araç olarak görmüştür. "Vatan Yahut Silistre", Türk edebiyatında ilk sahnelenen tiyatro eserlerinden biridir. Sahnelendiği dönemde büyük yankı uyandırmış, halk üzerinde o kadar etkili olmuştur ki yazar Namık Kemal sürgüne gönderilmiştir. Bu yönüyle sadece bir edebi eser değil, aynı zamanda sosyal ve politik bir olay haline gelmiştir. "Vatan Yahut Silistre", bir tiyatro metni olmasının ötesinde, millet olma bilincinin ve toplumsal uyanışın da bir sembolüdür. Hem tarihi hem de duygusal yönü güçlüdür. Öğrenciler ve edebiyatseverler için okunması gereken, etkileyici ve öğretici bir klasiktir.
Edebiyat
Vatan Yahut SilistreNamık Kemal · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202427,5bin okunma
Puan vermedi·144 syf.·
2025 3. kitabı
Yanılgı – Irène Némirovsky Irène Némirovsky, 20. yüzyıl Fransız edebiyatının önemli isimlerinden biridir. Yahudi kökenli bir Rus göçmeni olan yazar, eserlerinde insan ruhunun derinliklerine inmeyi başarmış, savaşın ve ayrımcılığın karanlık yüzünü güçlü bir şekilde yansıtmıştır. Yanılgı (Fransızca özgün adıyla L’Échéance), Némirovsky’nin bu becerisini en çarpıcı biçimde sergilediği kısa romanlardan biridir. Konusu: Yanılgı, İkinci Dünya Savaşı'nın gölgesinde geçer. Roman, Yahudi bir doktor olan Grigoriev'in, Fransa'da mülteci olarak yaşarken uğradığı ayrımcılık, dışlanma ve umutsuzluk üzerine kuruludur. Fransa’nın işgali sırasında, kendi ailesini ve toplumunu korumak için yaptığı “doğru” sandığı seçimlerin aslında ne kadar büyük bir yanılgı olduğunu fark etmesiyle, roman trajik bir sona doğru ilerler.
1000Kitap
YanılgıIrene Némirovsky · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024690 okunma