Beyza Oruç

Beyza Oruç
@BeyzaaOruc
Suzan Defter
Puan vermedi·128 syf.··
2026 10. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 20:05
Suzan Defter Kitap İncelemesi Suzan Defter, okurken beni en çok duygusal yönüyle etkileyen kitaplardan biri oldu. İlk başlarda günlük şeklinde ilerleyen anlatımı ve iki farklı bakış açısı biraz alışılmadık gelse de sayfalar ilerledikçe hikâyenin içine tamamen çekildim. Karakterlerin yaşadığı yalnızlık, pişmanlık ve sevgi arayışı o kadar gerçek anlatılmış ki, sanki bir roman değil de iki insanın gizlice tuttuğu günlükleri okuyormuşum gibi hissettim. Bence kitabın en güçlü yanı, kimseyi tamamen haklı ya da haksız göstermemesi. Her karakterin kendi acıları, hataları ve eksiklikleri var. Özellikle Suzan karakterine karşı büyük bir empati hissettim. Hayatın onu sürüklediği yalnızlık ve anlaşılma isteği beni oldukça etkiledi. Onun sessizliği ve kırgınlığı, kitabın birçok yerinde insana dokunuyor. Ayfer Tunç’un dili oldukça sade ama bir o kadar da derin. Çok süslü cümleler kullanmadan insan psikolojisini başarılı bir şekilde anlatıyor. Bu yüzden kitap bittikten sonra bile karakterler aklımda yaşamaya devam etti. Finali ise mutlu bir son sunmuyor; aksine hayatın her zaman istediğimiz gibi ilerlemediğini, bazen insanların birbirlerini çok isteseler bile aynı yolda yürüyemediklerini hissettiriyor. Benim için Suzan Defter, sadece bir aşk hikâyesi değil; yalnızlığın, geçmişin izlerinin ve insanın kendini bulma çabasının anlatıldığı etkileyici bir roman. Bitirdiğimde içimde hafif bir hüzün bıraktı ama aynı zamanda uzun süre üzerine düşündürdü. Bu yüzden psikolojik yönü güçlü ve duygu yüklü romanları seven herkese gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim.
Suzan DefterAyfer Tunç · Can Yayınları · 202520,2bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Kadının Adı Yok
2/10
·182 syf.··
2026 8. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 15:43
Duygu Asena’nın 1987 yapımı "Kadının Adı Yok" eseri, edebi bir şaheser olmaktan ziyade, Türkiye’de kadın hareketinin fitilini ateşleyen sosyolojik bir manifesto ve dönemsel bir belgedir. Romanın başkahramanının bir isminin olmaması, onun kişisel hikayesini aşarak erkek egemen toplumda baskı gören, kimliği "birinin kızı" ya da "birinin eşi" olmakla sınırlandırılmış tüm kadınların ortak sesi haline gelmesini sağlar. Yazıldığı dönemin toplumsal tabularını korkusuzca yıkan eser; cinsellik, evlilik içi mutsuzluklar ve kadının bedensel özgürlüğü gibi konuları ilk kez bu kadar açık yüreklilikle masaya yatırmıştır. ​Edebi açıdan incelendiğinde ise kitap, sanatsal derinlik ve karakter tahlilleri bakımından zayıf ve didaktik bulunabilir. Duygu Asena, karmaşık metaforlar yerine bir gazeteci yalınlığıyla, konuşma diline yakın ve adeta bir günlük hafifliğinde bir üslup tercih etmiştir. Bu durum, romandaki kadın ve erkek karakterlerin bazen çok keskin ve tek boyutlu (stereotipik) kalmasına yol açsa da, kitabın her sosyo-ekonomik düzeyden okuyucuya hızla ulaşmasını ve geniş kitleler tarafından tüketilmesini kolaylaştırmıştır. ​Sonuç olarak kitap, estetik ve kurgusal derinlik arayan okurları tamamen tatmin etmeyebilir; ancak kadının var olma mücadelesini ekonomik bağımsızlık ve eğitim eksenine oturtarak yapıcı bir çözüm sunması bakımından tarihi bir öneme sahiptir. Bugün okunduğunda içerdiği bazı isyanlar günümüz kuşağına basit veya tanıdık gelse de, bu durum eserin güncelliğini yitirdiğini değil, açtığı yol sayesinde bugün bu tabuların çok daha rahat konuşulabildiğini kanıtlamaktadır.
Kadının Adı YokDuygu Asena · Doğan Kitap · 20268,1bin okunma
Louis, Rachel, Gage, Eillen, Jud....
Puan vermedi·375 syf.··
2026 9. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 21:28
Hayvan Mezarlığı, ölümün nihai son olması gerektiğine dair yazılmış en güçlü ve en ürpertici uyarılardan biridir. Sevilen birinin kaybıyla yüzleşmek yerine doğanın kurallarını çiğnemeyi seçen insanın, aslında kendi cehennemini nasıl inşa ettiğini kusursuz bir kurguyla anlatır. Kitap kapandığında üzerinizde bıraktığı o ağır melankoli ve ürperti, korkunun sadece canavarlardan değil, insanın kendi içindeki o karanlık, bencil sevgi potansiyelinden kaynaklandığını fısıldayan, unutulmaz ve derin bir edebi deneyimdir.
Gerilim
Hayvan MezarlığıStephen King · Altın Kitaplar · 201914,5bin okunma
7/10
·192 syf.··
2020 28. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2020 13:38
"Kitaplar size kaybettiğiniz insanları geri verir." Calypso on yaşında bir kız çocuğu, kitaplar tüm dünyası... Annesini kanserden kaybetmiş ve babası ile yaşıyor. Babası içsel bir güce ve güçlü olmaya kafayı takmıştır. Olayları genellikle soğukkanlılıkla karşılar. Calypso'ya da durmadan içsel olarak güçlü olmayı ve yalnızken mutlu olmayı telkin eder. Mae, Calypso'nun adını okul bahçesine tahta çubuklarla yazarak onun dikkatini çekmeyi başardı, kitaplara olan düşkünlüğü ve harika kelime hazinesi ile de arkadaşlığını kazandı. Daha arkadaşlıklarının birinci yılı dolmadan kitap yazmak için ağaç evi onardılar, kitap yazdılar, sırlarını paylaştılar, evlerini, yuvalarını hatta yataklarını paylaştılar. Hiç arkadaş edinemeyen Calypso, harika bir dost edinmişti. Ben de Mae gibi bir arkadaşa sahip olmak isterdim. Kitabımız adını Calypso'nun babasının bir takıntısından alıyor, fakat fazlasını okuyarak ögrenmenizi tavsiye ederim. Çocuk kitabı olduğu kadar büyüklere de hitap eden bu kitap, büyüklerin davranışlarına göre çocukların ruh halinin nasıl dalgalandığının en güzel örneği. Sevgili veliler ve öğretmen arkadaşlarım, kendiniz okumadığınız kitabı lütfen çocuklarınıza okutmayın. Kitaplar zararsızdır evet, fakat içeriğinizi bilmeniz demek çocuklarınızın hangi alanda geliştiğini bilmek için önemlidir. Hem siz de okursanız sohbet edeceğiniz bissürü bişeyler birikir fena mı Sevgili Calypso ve Mae, kitaba ışınlanmak ve o yazı kulübenizde sizinle kitap yazmak isterdim. Sohbet etmek dertleşmek isterdim. Beni bir süre misafir ettiğiniz için teşekkür ederim. Harika bir yolculuktu. Meraklısına tavsiyemdir
Limon KütüphanesiJo Cotterill · Genç Timaş Yayınları · 20174,181 okunma