Beyzade

"Yasa", "tanrının iradesi", "kutsal kitap", "ilham" hepsi yalnızca, rahibin güce ulaşmak için, gücünü ayakta tutmak için gereksediği koşulları niteleyen sözcükler, bu kavramlar bütün rahip örgütlerinin, bütün rahiplik ya da felsefi rahiplik iktidar kuruluşlarının temelinde yatar. "Kutsal yalan" - Konfiçyus'a, Manu Yasalar kitabı'na, Muhammed'e, Hristiyan Kilisesi'ne ortaktır: Platon'da da eksik değildir. "Hakikat burada" bu söylenince, orada bir rahip yalan söylüyor demektir...
Sayfa 80·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·183 syf.··
2026 8. kitabı
Kusurluluk: "Mükemmel olmaya çalışmak yerine kusurlu olmayı seçmek, insan olmanın ilk adımıdır. Kendini olduğun gibi kabul etmek, en büyük özgürlüktür." Yalnızlık: "Kalabalıkların ortasında bile hissedilen o derin yalnızlık, aslında kendi içimizle yüzleşmekten kaçınmamızdan kaynaklanır." Kabul: "Değişim, önce kendimizi olduğu gibi kabul ettiğimizde başlar. Yargılamayı bıraktığımız an, hayatımızda gerçek bir dönüşüm başlar." Bu satırlar, Engin Geçtan'ın insan psikolojisine dair samimi ve derin bakış açısını özetliyor. Kitabı okurken bu düşüncelerin kendi hayatınızda yankı bulduğunu göreceksiniz.
İnsan OlmakEngin Geçtan · Metis Yayınları · 202533,4bin okunma
İnsan, bir yaşamın sonunda, bir tek gerçeği kesin olarak öğrenmekle yıllar geçirdiğini anlar. Ama bir teki, apaçıksa, bir yaşamı yönetmeye yeter.
Sayfa 101·Kitabı okudu
"Ne... Ne istiyorsun benden?" "Ne mi istiyorum? Acı çekmemek, yaşamak istiyorum?" dedi. Kendini bu duruma o kadar kaptırdı ki artık acısını bile hissetmiyordu. İç sesi yeniden sordu: "Yaşamak mı? Nasıl yaşamak ama?" "Evet, daha önce yaşadığım gibi yaşamak; güzel, hoş biçimde." "Daha önce iyi ve hoş nasıl yaşadın, anlat bakalım?" İç sesi üstelediğinde İvan İlyiç, zihninde geçmişteki en güzel anlarını canlandırmaya başladı. Ama işin tuhaf yanı, bir zamanlar sürdüğü keyifli ve güzel anlar, şu anda hiç de keyifli gelmiyordu. Çocukluk anıları dışında hiçbiri... Geriye dönüp çocukken yaşadıklarını yeniden yaşamak ne kadar hoş olurdu! Ama bu hoşluğu yaşayan kişi yoktu artık. Adeta bütün yaşananlar başkasının anılarıydı.
Sayfa 109·Kitabı okudu
Kişi yaşam konusundaki becerileri hakkında hiçbir şey bilmez, bunları azımsar; ancak hatalarını da yeterince bilmez, mesela kendini iyi bir insan olarak görür, oysa aslında her şeyi bencilliğinden ötürü yapar veya tersine kendini bencil biri olarak görür, oysa daha yakından incelendiğinde ödün verebilen mantıklı bir insan olduğu anlaşılır. Ayrıca, önemli olan şey bir insanın kendisi hakkında (veya başkalarının onun hakkında) ne düşündüğü değil, kendisinin toplum içindeki genel tutumudur; bu dünyada istediği ve kendisini ilgilendiren her şeyi bu tutum belirler ve yönlendirir. Gerçekten de iki tip insan söz konusudur. Birincisi daha bilinçli yaşayan, yaşamla ilgili meseleleri daha nesnel biçimde karşılayan ve olaylara at gözlüğüyle bakmayan, ikincisi ise önyargılı olarak yaşamın ve dünyanın sadece küçük bir kısmını gören, yönünü daima bilinçsizce belirleyen, görüşlerini bilinçsizce savunup temellendirmeye çalışan tip.
Sayfa 89·Kitabı okudu