Şimdi kardeşiyle kendisinin hayatında bir başka türlü benzerlik görüyor, onun için o ölünün hatırasıyla kendi mahrum hayatının arasında her vakitten ziyade bir bağ keşfediyordu. Gidip sanki ona, "Bak! Ben de senin gibiyim, o kadar genç öldüğüne teessüf etmeyesin diye sana kendimi göstermeye geldim," demek istiyordu.
Ey zalimliği adalet zanneden cahil evladım! Kulaklarına küpe et şu sözlerimi. Yeni tanrılar gelecek, hepimizden daha kudretli, daha bilge, daha cesur. İnsanlar onları sevecek, onlara saygı duyacak, onlara tapacak. Unutulacaksın Zeus, kaçınılmaz bir şey bu. Adın alay konusu olacak, insanlar dalga geçecekler seninle. Aşkların, kahramanlıkların, mucizelerin kötü birer şaka gibi anlatılacak. İnan bana böyle olacak. Ve sadece yaptığın zalimlikler kalacak geride, çıkardığın savaşlar, yaydığın salgın hastalıklar, kışkırttığın felaketler, tüm canlılara çektirdiğin acılar, bir de ellerindeki kan…
Sevilmeyi istisnasız herkes ister.
Bazen kendiliğinden gelir, bazen emek harcarsın.
Bu uğurda neler yapabileceğini kişiliğin belirler.
Kötü de olabilirsin, iyi de.
Nihayet böyle bir şeye kavuşursan, işte o noktada değişirsin.
Sevilmek, seni mutlaka dönüştürür.
Çünkü hep daha fazlasını istersin ve istedikçe değişirsin.
O noktadan geriye dönüş yoktur.