İslam,düşünmenin yolunu kesmemiştir .Asıl biz,düşünmeyi durdurduğumuzdan İslamla olan ilişkimizi gevşettik,hatta yer yer kopardık .İslam’a olan aşkımızı yitirdik.Düşünme bağımsızlığımızı yitirdik. Zekâmızı kör bir ezbercilik batağına sapladık.
Ebu Hüreyre (Allah ondan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Ramazandan sonra en kıymetli oruç, Allah'ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur. Farz namazlardan sonra en kıymetli namaz, gece kılınan namazdır." (Müslim, Sıyam 202)
Misyoner mantığının, batılı sığ beyinin yaydığı peşin hükümler deryasında yüzüp duruyoruz.
Profesörler de dahil bütün bir aydınlar kadrosu,düşünce örgüleri bir yığın peşin hükmün eklem ödevini gördüğü bir düşünce magmasına sahiptir.
“Bana kılıcını atacağına söz ver ey Ebu Hüreyre! Onlar benim canımı istiyorlar.Ben de canımı vererek müminleri koruyacağım”
.
.
“ Bu gece rüyamda Allah Rasûlü,Ebu Bekir ve Ömer’i gördüm.Hepsi bana sabret yarın bizimle iftar edeceksin dediler”
.
.
“..Onlara karşı Allah sana yeter. O işitendir ,bilendir.” yazan ayeti,Hz. Osman’ın vücudundan çıkan kanla ıslandı.