Âlem, üç şeyin mecmuundan ibarettir: Varlık, düşünce ve hareket. Bunların hepsini kendinde toplayan insan, üç şeyin peşinde olmak için yaratılmıştır: Hakikâtin, hayrın, güzelliğin.
İnsan ruhunda bu üç şeye götüren üç yeti vardır:
Zekâ, duygu, irâde
Ben Kelîm ile Tûr’a tırmanmak veya Mirâca yükselmek istiyorum. Her şeyde ilâhî neşvenin sesi duyuluyor. Vaadler, vaadler yağıyor bana. Bırakın boşluktaki yollar açılsın. Yeryüzündekilere elveda!
İlâhî neşve Mirâç vaadıdır, vuslat neşvesidir. O her şeydedir ve herkestedir yani bendedir, bendedir.
Bin nedametle nihayet anladık ki dünyada belki her şeyi bulmak kolay, kendini bulmak zormuş. Kendimizi nerede bulalım? Kendi dışımızda nereye koştuysak gurbette kaldık. Kendimize nasıl koşalım? Bize bir aydınlık, bir rehber lazım diyorlar. Her tarafı, her zerresi rehber olan, her ciheti aydınlıkla dolu âlemde tek aydınlık, bir rehber arıyoruz.
Dil, Allah’ın büyük nimetlerinin ve hayrete düşüren sanatının inceliklerindendir. Dilin cürmü küçüktür fakat tâati ve isyanı çok büyüktür. Zira küfür ve iman ancak dilin şehâdetiyle ortaya çıkar.