Mutlaka ki görmüştü orayı ama bilirsin ya deda, insan aşık olduğunda çok iyi bildiği yerleri bile bir kez daha sevdiğinin gözünden görmek ister de, ben biraz şöyle bir duyguyla dolmuştum o günlerde, bütün bir hayatımın o vakte kadar katettiği güzergâhı bir de Kaveh’in elinden tutup yürümek, bir kez de onun gözleriyle bakmak anılara..
On altı yaşınızdayken ebeveyninizin bildiklerini ya da anladıklarının çoğunu bilmez, kalplerinden geçenlerinse çok azını bilirsiniz. Bu sizi vaktinden çok önce yetişkin olmaktan, hayatınızı da anne babanızın yaşadığı hayatın bir tekrarı olmaktan korur -ziyan olmuş bir hayattır bu. Ama -benim yapmadığım gibi- kendinizi siper etmek daha da büyük bir hatadır sanki; çünkü yitip giden, anne babanızın hayatının hakikati ve onunla ilgili düşünmeniz gerekenlerdir ve bunun da ötesinde, adım atmakta olduğunuz dünyanın nasıl bir yer olduğuna dair yaptığınız tahminlerdir.