Burcu Doganay

Burcu Doganay
Erken sonbahar ruhlu bir avukat ve koç. Ferrante’nin derinliği, Jo March’ın yaratıcılığı ve Nomadland’in sessiz gücüyle insanlara yön, denge ve düzen kazandıran bir rehber; hem estetik hem içsel dönüşümle yol açar.

Burcu Doganay

, bir kitap okudu
Puan vermedi·923 syf.·
2626 günde okudu
·
Okunma: 12 Şubat 2026 06:14
·
2026 25. kitabı
Alberto Manguel
8.1/10 · 36 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·264 syf.··
2026 24. kitabı
Bu roman aslında bir “aşk hikâyesi” gibi okunuyor ama bence kalbinde aşk değil, geç kalmışlık var. Şöyle ki: Mehmet Rauf kitapta büyük olaylar anlatmaz. Hatta neredeyse hiçbir şey olmaz. Ama insanın içi, sayfalar ilerledikçe yavaş yavaş çöker. Çünkü burada asıl mesele, söylenemeyenlerdir. Romanın merkezinde Süreyya, Suat ve Necip vardır. Süreyya ile Suat evlidir. Dışarıdan bakıldığında sorunlu bir evlilik gibi durmaz bu; ama yaklaştıkça, aslında hiç temas etmeyen iki dünyayı görürüz. Süreyya hayata daha yüzeyden bakan, keyfine düşkün, kendini merkeze alan biridir. Suat ise sessiz, içine kapanık, duyguları derin ama ifade etmeye alışık olmayan bir kadın. Süreyya’nın fark etmediği şey şudur: Suat yalnızdır. Sevilmediği için değil, görülmediği için. Necip’in gelişiyle romanın tonu değişir. Süreyya’nın kuzeni olan Necip, Suat’ın ruhuna çok daha yakındır. Müzikle, duyguyla, sezgiyle kurduğu bağ, Suat’ta karşılık bulur. Ama bu yakınlık bir anda patlayan bir aşka dönüşmez. Tam tersine, sessizlik içinde büyür. Birlikte dinlenen müzikler, yarım kalan cümleler, uzun susuşlar… Mehmet Rauf burada çok bilinçli bir tercih yapar: Aşkı konuşarak değil, konuşamayarak anlatır. Suat ve Necip ne hissettiklerini bilirler ama bunu dillendirmezler. Burada mesele sadece ahlak değildir. Daha derinde bir şey vardır: korku, suçluluk, geri dönülmez bir eşiği aşma endişesi. Suat evlidir; Necip ise bu evliliği bozmanın ağırlığını taşır. Bu yüzden aşk, yaşanan bir şey olmaktan çok, içte taşınan bir yüke dönüşür. Roman boyunca şunu hissederiz: Asıl trajedi, bu duygunun varlığı değil; hiçbir zaman tam olarak yaşanamamasıdır. Mehmet Rauf’un en güçlü olduğu yer de burası bence. Dış dünyada her şey sakin görünürken, iç dünyada büyük kırılmalar yaşanır. Süreyya’nın farkında olmadan yarattığı duygusal
EylülMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202549,9bin okunma
7/10
·160 syf.··
2026 23. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2026 05:24
Yunanca Dersleri anlatması zor bir kitap. Hatta baştan söyleyeyim, kolayca “konusu şu” denecek bir roman değil. Çünkü burada anlatılan şey bir hikâyeden çok bir hâl. Konuşma yetisini kaybetmiş bir kadın var; bir de görme duyusu yavaş yavaş silinen, Yunanca öğreten bir adam. Kitap bu iki kırılgan insanın etrafında dolaşıyor ama dolaşmak kelimesi bile fazla iddialı kalıyor. Daha çok duruyor, bekliyor, susuyor. Olan bitenlerden ziyade, olamayanlar önemli. Söylenemeyenler, yarım kalanlar, temas edemeyenler. Aralarında klasik anlamda bir aşk da yok aslında. Daha çok, birbirinin eksikliğine tutunma hâli var. Yan yana durmak, tamamen yalnız kalmamak için. Hepsi bu. Han Kang’ı okurken hep aynı hissi yaşıyorum. Şiddeti, travmayı, kaybı anlatıyor ama bağırmadan yapıyor bunu. Vejetaryen’de bedeni merkeze alıyor, Çocuk Geliyor’da kolektif bir travmaya bakıyor, Beyaz Kitap’ta yasın etrafında dolanıyor. Kelimeleri azaltmayı, boşlukları büyütmeyi seviyor. Yunanca Dersleri sanki bu çizginin en içe kapanık hâli. Burada şiddet dışarıda değil; dilin içinde, hatta dilin çöktüğü yerde. Bu kitabın değeri meselesi biraz burada başlıyor. Büyük, çarpıcı, sarsıcı bir roman mı? Değil. Ama zaten böyle bir iddiası da yok. Olay örgüsüyle yakalamıyor insanı, bir mesaj vermeye çalışmıyor. Daha çok yavaşlatıyor. Okurken bile değil belki, bitirdikten sonra. İçinde kalan bir sessizlik gibi. Benim için kıymeti tam da burada. Tabii ki kusursuz değil. Yer yer fazla soyut. Hatta zaman zaman mesafeli, soğuk bile bulunabilir. Karakterlerin bilerek silik bırakılması herkesin bağ kurmasını zorlaştırıyor. Han Kang’ı ilk kez okuyan biri bu kitabı zayıf da bulabilir, şaşırmam. Sabır isteyen bir metin; acele okurla arası pek yok. Diğer kitaplarıyla yan yana koyduğumda şunu düşünüyorum: Vejetaryen daha sarsıcı, Çocuk
Yunanca DersleriHan Kang · April Yayıncılık · 20251,081 okunma
Geçmiş sırf başına gelenlerden ibaret değildir. Bazen sadece hayal ettiklerindir.
Sayfa 51 - Metis·Kitabı okudu