Bigam Jayiyev

Bigam Jayiyev
“Some are born great, some achieve greatness, and some have greatness thrust upon them” William Shakespeare
Legatus ad Mundum
International Relations
Azerbaijan
27 Eylül
107 okur puanı
Haziran 2021 tarihinde katıldı
Korku cezadan çok daha beterdir
9/10
·64 syf.·
2023 3. kitabı
Stefan Zweig bu işi biliyor. Hissettim. Tüm o korkuyu, acıyı, pişmanlığı, ruha teselli gibi gelen yaşanmışlıklara ve sahte çıkar yollara son umut tutunmayı. Ve Çaresizliği. Kısa amma öz yazılmış bir hikaye. Kadına hak vermedim amma onu anladım. Duyduğu tüm duyguları, tüm içtenliğimle kendi içimde kendimde duydum. Her kes hayatta yanlış yapa bilir. Asıl mesele durumun vehametinin farkında olmak ve bunun doğrultusunda sonraki her bir adımın dikkatle ve özenle seçmektedir. İnsanı hep kendi öldürür. Düşünceleriyle yapar bunu. Aynı korkunç olay iki ayrı insanın başına gele bilir ancak ikisi de bu durum karşısında farklı şekilde davrana, farklı tutum sergileye bilirler. İçlerinden biri, ayağa kalka, yoluna devam edebilir mesela. O bilir kişi, zaten geçmişi değişemeyeceğimizi anlar. Hayatın sadece bugünlerden, hatta anlardan; milimetrik saniyelerden oluştuğunu bilir ve geçmişin ve yapılmış yanlışların o tozlu havasını, bugününe bulaştırmamayı seçer. Hiç şüphesiz, bu yapılmış yanlışların önemini azaltmaz amma o yanlışların bizi yiyip bitirmesine de mani ola bilme kapasitesindedir. Elimizden ne gelir ki, hayata ve kendimize tutunmak dışında. Seven zaten anlar. Sorunlar konuşularak çözülür. Şu da bir gerçek ki, her zaman söylemek kolaydır. Yaşamak gerekir. Böyle ki, bu hikayede geçen konu, çok muhafazakar bir ailede yaşansa, ne yapılmalı, pek bilemiyorum ancak yapılmaması gereken şeyi biliyorum: Umudunu kaybetmek ve çaresizliğin o sakin kollarına kendini bırakıvermek.
İnceleme
KorkuStefan Zweig · Dokuz Yayınları · 2019124,9bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Yaşlı Bir Kızılderili Ne Kadar Yanılabilir?
+Bazen yanılabilir. – Bazen susar. + Bazen konuşmak ister. – Bazen dinlemek ister. + Bazen yalnız kalmak ister. – Bazen arkadaş ister. + Bazen gitmek ister. – Gider bazen. + Bazen gidemez. – Bazen hiç gidememekten korkar. + Bazıları sonsuz neşeye dolar. – Bazıları sonsuz geceye. + Bazen ölürsün. – Bazen ölemezsin. – Bazen bütün koşullar uygunken bile ölemezsin.
Film Alıntısı
Kaybedenler Kulübü
İzlerken, ince düşünülmüş, üstüne kafa yorulmuş, çok dolu, duymak isteneni değil de söylenmesi gerekeni söyleyen bir kitap okuyormuş gibi oluyor, her ne kadar "öğle, nasıl estiyse" izlenimi verse de, sevgili Nejat İşler ve Yiğit Özşener'in baş rollerini paylaştığı "Kaybedenler Kulübü". İzlerken büyük keyif aldım. Bu türden filmlerden zaten çok azca var, hele ki Türk sinemasında. Filmden bazı alıntılar: Aslında kazanmak nedir ki? En büyük zaferi kazandığında bir Antonius olduğunu düşün; Paris’e geldiğini ve o takın altında olduğunu ve bütün insanların senin altında olduğunu düşün ve gücün en üstünde olduğunu… Yalnız kaldığın o anda “ne oldu be, şimdi ne olacak?” diyorsan kaybedensin sen, kaybetmişsin. Yani o anda en büyük zaferin içinde kaybetmişsin. Rutine dönüşen her şey sıkıcıdır aslında. Ya bu yüzden komşunun bahçesindeki çimen bize hep daha yeşil gelir, her zaman. Ruh eşim yok diye üzülmeyin. Belki de eşsiz bir ruha sahipsinizdir. Hiç birisinin sana sahip olduğunu düşündüğün oluyor mu ya da bir şeyin? İnsan karar vererek aşık olmaz. Sadece bir bakar, olmuş. Aşık olmak anlık bir şey. Birden her şeyin çok parlak göründüğü, birden en pastel renklerin bile ısınmaya başladığı, birden tüm yemeklerin, çok daha lezzetli olduğu bir an bu. Hiç gülümsemedi, hiç gülümsemeyecek gibiydi. İyi bir gün batımından beklenebilecek her şey vardı oysa gökyüzünde. Tüm o sıcak renkler, hafif bir esinti ve parfümünün kokusu. O anda bir , örs düşse gökyüzünden, ancak dokuz gün dokuz gece sonra varabilirdi yeryüzüne. Bazen büyük farklılıklar insanları birbirine daha da yakınlaştırır. Bana kalırsa hayat, yanlış zamanda yanlış yerde olmaktan oluşur Bazı insanlar aile kurmayı öğrenirler. Yani buna değer verirler. Bazıları ise başka birtakım şeylere, değer verirler. Onlara değer
Film
Sendedir avare gönlüm, sendedir
10/10
·544 syf.·
2023 2. kitabı
Bazı kitaplar vardır ya, insan dokunmaya kıyamaz, kokusu bile farklıdır. Usta yazar Reşat Nuri Güntekin'in kaleme almış olduğu bu nadide eser Çalıkuşu da tam olarak bu kabilden kitaptır. Öyle bir kitap ki, okudukça merak uyandırıyor; "çabuk bitsin de ne olacağını bileyim", hem de o kadar güzel ve naif ki; "hiç bitmese" dedirtiyor. Roman bildiğiniz edebiyat kokuyor. Dediğim gibi nadide bir eser. İlk olarak romanın kurgusu çok iyi. Eseri, Feride'nin kendi dilinden: yazmış olduğu günlüğünden okuyoruz. İş böyle olunca da, kendinizi Feride'nin yanı başında hissetmemek mümkün değil. Karşılaştığı zor anlarda ona el uzatmak, onu şefkatinizle boğmak istiyorsunuz. İkincisi, hani olur ya, bir arkadaşınız üstü örtülü birinden bahseder, amma kati suretde ondan hoşlandığını söylemez, bunu belli etmemeye çalışır ancak siz gerçeğin farkındasınızdır. Bu güzelim kitapta da durum aynı. Feride'nin aşkını, siz, o söylemeden anlıyor, duyuyorsunuz. Okurken kendime sordum da, gerçekten böyle güzel ve saf sevgi var mıdır? Üçüncüsü, eserdeki duygunun okura geçişi tam anlamıyla şaheser. Her bir duyguyu iliklerinizde hissettiriyor. Okurken beni heyecanlandıran, elimden hiç bırakmak istemediğim az sayıda kitaplardan biri. Son olarak, eserdeki her bir karakter özenle düşünülmüş, özenle yazılmış. Her karakter kendince farklı. Ayrıca, okurken, Anadolu'daki yaşamı bir kerede içinize çekiyorsunuz. Kısası, bu bir kadının kendi ayakları üstünde durma romanıdır. Kendi hayallerinin peşinden gitme, her ne olursa olsun umudunu kaybetmeme romanıdır. Her şeyden önemlisi, hayata kısa ancak derin bir bakış atma, kendine tutunma, insanı anlama ve hayatı anlamlandırma romanıdır. Yaşamak yaşamasını bilene, güzel sevilmek de sevilene güzel. Ne demiş şair: "Hayat sevince güzel". Sadece şahısları değil, hayatın ta kendisini,
Çalıkuşu
ÇalıkuşuReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2019123,4bin okunma
Dağlarda ismini bilmediğimi bir ot yetişir. Feride, insan, onu daima koklarsa, bir zaman sonra kokusunu daha az duymaya başlar. Bunun ilacı, bir zaman kendini ondan mahrum etmektir.
Sayfa 540
Her Şeyin Fazlası Zarar