Sabitfikirli, kafasını tek bir düşünceye takmış her türlü insan, yaşamım boyunca beni çekmiştir, çünkü bir insan kendini ne kadar sınırlarsa, öte yandan sonsuza o kadar yakın olur; işte böyle görünüşte dünyadan kopuk yaşayanlar, özel yapıları içinde karınca gibi, dünyanın tuhaf ve eşi benzeri olmayan bir maketini kurarlar.
Alışılmış yolda körü körüne yürümekte olan birisini yanıtlara ikna etmek tümüyle başarısız kalıyor. Bu durumda iki olasılık var. Ya anlaşılamazsın ya da anlaşılırsın."
"Ne demek istiyorsun?"
"Birinci durumda zarar çok fazla değil; insanlar sadece seni dikkate almazlar. İkinci durum çok daha kötüdür. İnsanlar seni anlarlar, ama senin verdiğin mesaj eleştiriden de kötü bir şey gibi algılanır."
Julie saf saf, "Eleştiriden daha kötü bir şey olabilir mi" diye sordu.
"Yapıcı eleştiri" diye gülümsedim.
Urungu, bağrında sevgilisi olduğu halde kendisini Ölüm Uçurumu'na fırlatmış, hayatta kavuşamadığı Ay Hanım'a zamanı ve mesafeleri aşarak ölümde, bir daha ayrılmamak üzere, kavuşmuştu.
"-Ölüm Uçurumu her yıl bir erkekle bir kadını alır. Bu onun değişmez yasasıdır!" dedi.
Ayın bahtı karanlık
Urungu'nun karadır
Delinse yer; çökse gök, yansa, kül olsa dört yan
Yüce dileğe doğru yine yürürüz yayan.
Yıldırımdan, tipiden, kasırgadan yılmayan;
Ölümlerle eğlenen tunç yürekli Türkleriz!
"Buradan gitmeli. Tek çare bu, baba. Ama onun Gregor olduğu düşüncesini kafandan atman gerek. Bizim asıl felaketimiz, bunca zaman bu düşünceye inanmış olmamız. Fakat o nasıl Gregor olabilir kil Gregor olsaydı eğer, insanların böyle bir hayvanla birlikte yaşamalarının olanaksızlığını çoktan anlar ve kendiliğinden çıkıp giderdi. " Sözü edilen 'hayvan' aslında birey olmayı başaran insandı ve düşman kesilen ise toplumdu.(Ahmet Cemal)