''Aşiret, feodal yapı ve töre üçgenine dayalı bir düzende yaşayan bölge insanı, şeyhlerin, şıhların ve ağaların yol göstericiliğine koşullandırıldığından, feodal düzenden kurtulup birey haline gelememiş, bu yüzden de kan davası, töre cinayeti, başlık parası, pusu kurma ve ağıt yakma dışında uğraş edinememişti. Bu insanlık dışı hastalığın tek panzehri olan köy enstitüleri de komünist yetiştirdikleri gerekçesiyle kapatılınca toprağa bağlı kölelerin birey olma umutları da hepten yok edilmişti.''