2.Dünya Savaşı’nda Nazilerin zulmünden kaçıp aileleriyle birlikte Türkiye’ye gelen Alman profesörlerinin Türkiye’deki düzenleri, uyum süreçleri anlatılıyor diyebilirim. Okumaya başladığımda savaş zulmü okuyacağım diye çekinip kitabı bırakmak istemiştim ama devam edince gördüm ki o dönemde yaşanan gerçek ve umut verici bir olaydan bahsediliyor. Alman profesörlerinin ülkemize davet edilmesi, onlara çeşitli kürsülerde görev verilmesi çok onur verici bir olay. Kitap ara sıra romantizmin dozunu artırıp mutlu etse de realist durumlar yok değil. O bölümler üzücü.Bence okunmaya değer bir roman.Kitabın yüzde yetmişinde pozitif durumlar var .Tavsiye ederim.
Bizim “uygarlık “, bizim us,bizim ruh dediğimiz, bizim güzel ve kutsal diye nitelediğimiz şeyler sadece bir hayalet miydi, öleli çok zaman olmuştu da yalnızca biz bir avuç soytarı tarafından gerçek ve canlı gözüyle mi bakılıyordu?