Fakat bu kadınca güvenlik ihtiyacını, onun varlığına olan bu tutkulu arzuyu ,onu kaybetme fikrinden sanki o olmasa dünyada başka hiçbir şey kalmayacakmışcasına duyduğu dehşeti anlamıyordu..
Yaz kış sadece o köşede oturur,perdeyi aralar,basını ara ara kaldırıp giriş kapısına bakar,bir haber bekler gibi, birini bekler gibi kulak kesilir sonra eğer başını nakışını işlerdi . Ne beklediğini niye beklediğini, kimi beklediğini bilmiyor sadece bekliyordu…
Böyle bir geceyi bütün varlığımızla içemeyişimizin sebebi, kafamızı birçok saçma şeylerin doldurmuş olmasıdır.onbin yirmi bin sene evvelki insanlar gibi olabilsek tabiatı onların gözüyle görsek, muhakkak ki şimdi burada böyle sükunetle oturmazdık
.onlar güneşi ayı falanca büyük tepeyi veya filan bulutu ve Yıldırımı babalarının hayrına mı Allah yaptılar? Onlar tabiatta saklı duran ruhu bizden daha iyi anlamışlardır…