Ruhun İlacı Felsefe "Felsefeye bir amir gibi değil, daha çok dertlerinden kurtul maya, yaralarını sarmaya ya da acılarına merhem bulmaya çalışan bir hasta olarak dön. Onu bu şekilde değerlendirirsen her şeyi ortalığa dökmeye gerek duymadan mantığa ayak uydurur ve sırtını kolayca ona dayayabilirsin." Marcus Aurelius, Kendime Dü.şünceler, 5.9 N e kadar çok meşguliyetimiz olur, ne kadar çok çalışır, öğrenir ve okursak hayatın akışına kapılmamız da bir o kadar kolay olur. Kendimizi bir ritmin içinde buluruz. Para kazanıyoruz, ya ratıcılığımızı kullanıyoruz. Sürekli uyaranlara maruz kalıyoruz ve meşgulüz. Buradan bakınca her şey yolunda gibi görünüyor. Ama felsefeden her geçen gün daha da uzaklara doğru sürükleniyoruz.
Bu umursamazlık halinin sorunlara yol açması kaçınılmaz dır. İçinde bulunduğumuz stres gitgide artıyor, düşüncelerimiz bulanıklaşıyor ve aslında neyin önemli olduğunu unutuyoruz.
Tüm bunlar doğuştan gelen saf ve doğal yeteneklerimize (mantığı mız, içgüdülerimiz ve hayat amacımız) zarar veriyor. Bu noktaya ulaştığımızda frene basmamız gerekli. İçinde olduğun devinimi ve durumu bir kenara bırak. Köklerini netlikten, doğru yargı sürecinden ve iyi ilkelerden alan düzene ve uygulamalara geri dön.
Stoacılık ruhun ilacı olmak üzere tasarlanmıştır. Bizi mo dern hayatın yarattığı hassasiyetlerden kurtarır. Hayatta başarılı olmamızı sağlayacak gücü kazanmamıza yardımcı olur. Bugün onunla iletişime geç ve bırak o seni iyileştirsin.