"... ilgili her şeyi küçük parçalara böler ve o parçaları yüzde 1 oranında iyileştirirseniz, hepsini bir araya topladığınızda hatırı sayılır bir düzelme sağlarsınız..."
I. Özel Kamp
Bilmiyordum hayatımın en büyük ve en gerçek tecrübelerimden birisini yaşayacağımı. Bilmiyordum aynı amaçla yürüyen insanların bir araya gelince çok kısa bir zamanda görkemli işler başarabileceğini, gönüllerde tahtlar kurabileceğini. Bilmiyordum ne kadar çok şükretmemiz gereken değerimiz olduğunu.
Yola çıktığımda kafamda soru işaretleri, ön yargılar ve belirsizlikler vardı. Aydın Efeler Gençlik Kampı’na bir bilinmezliğe doğru kamp liderliği yapmaya gidiyordum. Aynı amaçla 8 lider, 1 şef ve farklı şehirlerden farklı hikayeleri olan 135 kampçı yola çıkmıştı. 135 özel insan... Ortopedik engelli, otizmli bireyler ve aileleri yaşadıkları tüm zorlukları bir kenara bırakarak bize güvenip biraz olsun rahatlamak ve keyifli bir hafta geçirmek için kampımıza katıldılar. Kampın kayıt masasında ben vardım. Gelen her kafileyi gördükçe aslında ben de buraya çok şey öğrenmeye geldiğimi fark ettim. Bizler pek çok zaman sahip olduğumuz değerlerin kıymetini bilemiyorken onlar kendilerini olduğu gibi kabul ettiği için bizden daha çok yaşama sevincine sahiptiler. Her geçen gün bambaşka sürprizlerle karşılaştık. Bunlardan en etkileyici olanı tekerlekli sandalye basketbol takımlarının Türkiye Süper Ligi’nde yer aldığını öğrenmemdi. İnanılmaz! Benim için imkansız gibi görünen şey aslında deneyemediğimiz, kendi kendimize koyduğumuz engellermiş. O andan sonra benim için engel kelimesinin anlamı da değişti. Masa tenisinde Türkiye dereceleri, okçuluk takımları, badminton takımları, bilek güreşinde uluslararası dereceler... Sanki çok ütopik bir durummuş gibi hiç aklımın ucundan bile geçmezdi.
Kamp boyunca tüm liderlerime ve kampçılarımıza onlarca oyun oynatarak keyifli vakit geçirmeleri için çalıştım. Benim görevim hiç kimsenin yalnız hissetmemesini sağlamak, yapacak bir şey