Gönül sana nasihatim
Çağrılmazsan varma gönül
Seni sevmezse bir güzel
Bağlanıp da durma gönül
Ne gezersin Şam'ı Şark'ı
Yok mu sende hiç bir korku
Terkedersin evi barkı
Beni boşa yorma gönül.
Yorulursun gitme yaya,
Hükmedersin güne aya,
Aşk denilen bir deryaya
Çıkamazsın girme gönül.
Ben kocadım sen genceldin,
Başa bela nerden geldin
Kahi indin kah yükseldin
Şimdi oldun turna gönül.
Bazı zengin bazı züğürt,
Bazı usta bazı sakird
Bazı koyun bazı aç kurt
Her irenkten derme gönül
Veysel gönülden ayrılmaz,
Kahi bilir kahi bilmez,
Yalan dünya yarsız olmaz,
İster saçı sırma gönül
Âşık Veysel
Seni sevmek;
Güneşin altında susuz kalmak gibi,
Yanında olup dokunamamak gibi,
Karanlığın içinde,ışık bulamamak gibi.
Seni sevmek;
Kül olup yanacağını bilerek ateşe yürümek gibi,
Boğulacağını bilerek denize dalmak gibi,
Bir kuşun gökyüzüne sevdası gibi..
Seni sevmek;
Toprağın yağmura hasreti gibi,
Gündüzün geceye olan aşkı gibi,
Kavuşmak isteyip kavuşamamak gibi..
Seni sevmek;
Yalın ayak cam kırıkların da yürümek gibi,
Yüreğine kor ateşi basmak gibi,
Ölüm ve yaşam arasında kalmak gibi..
Seni sevmek;
Ekmek gibi, su gibi.
Seni sevmek;
Akıl işi değil, yürek işi...
Merve Şık
Oysa tek istediğim kitaplarla, doğayla ve kendimle baş başa kalacağım bir ortamdı. Uzun yürüyüşler yapacak, hayaller kuracak, telefondan ve radyodan uzak duracaktım. Sadece kendime ait olacaktım. Bu günlerin hayalini kurarken aslında içten içe böyle dinginliği ne kadar özlediğimi fark ettim..