Cahildim dünyanın rengine kandım
Hayale aldandım boşuna yandım
Seni ilelebet benimsin sandım
Ölürüm sevdiğim zehirim sensin
Evvelim sen oldun ahirim sensin,
Seni ilelebet benimsin sandım,
Ölürüm sevdiğim zehirim sensin,
Evvelim sen oldun ahirim sensin
Sözüm yok şu benden kırıldığına
Gidip başka dala sarıldığına
Gönlüm inanmıyor ayrıldığına
Gözyaşım sel oldu kahirim sensin
Evvelim sen oldun ahirim sensin
Gönlüm inanmıyor ayrıldığına
Gözyaşım sel oldu kahirim sensin
Evvelim sen oldun ahirim sensin
Seninle buluşmamız ne kadar güç olsa da
Senden sadece beni sevmeni istiyorum.
Beş dakika başbaşa kalmamız suç olsa da,
Senden sadece beni sevmeni istiyorum...
Çağırsam bile gelme, yorulma ne olursun!
Sen üzülme, incinme, kırılma ne olursun!
Beni yanlış anlama, darılma ne olursun!
Senden sadece beni sevmeni istiyorum...
Bir gün bensiz kalsan da benimle yaşamanı,
Aşkımın değerini sır gibi taşımanı,
Nemli bakışlarınla resmimi okşamanı,
Senden sadece beni sevmeni istiyorum...
Senden tek dileğim var, özel imtiyaz değil,
Kulun başka bir kula ibadeti farz değil,
Haşa! Yaratan gibi beş vakit namaz değil,
Senden sadece beni sevmeni istiyorum...
Cemal Safi
Bu deliye akıl veren
Sen olasın, sen olasın
Her yarama merhem süren
Sen olasın, sen olasın..
İyi günde, kötü günde
Düşersem, düştüğümde
Yerli yersiz güldüğümde
Sen olasın, sen olasın
Annesinin kusursuzluk takıntısı ve yüzünde izle doğan, annesi tarafında kusurlu görülen Aidan McCall..
“Etrafta dolaşma, seni görmek istemiyorum !”
“O çirkin suratınla sinirimi bozuyorsun. Odana git ve dışarı çıkma!”
“Bana Danieli çağır hemen. Oğlumu görmek istiyorum. Kusursuz, güzel oğlumu...”
“Bu çirkinle bana anne diyemezsin. Senin annem değilim ben. Bir ucubeden farkın yok, kusurlusun sen... Kusurlu...”
Annesi ölmüş gitmişti, ama bir türlü ondan kurtulamıyordu.. Annesinin bilincinde ve ruhunda yarattığı iz çok derindi. Annesi tarafından yüzündeki izden dolayı reddedilen çocuk yoktu artık..
Kusursuzluğa duyduğu takıntı yüzünden ülkenin en başarılı estetik cerrahı olmuştu.
“KUSURSUZ OLAN TEK ŞEY NEŞTERİM!”
Anna, güzelliği lanetli bir kadın.
Güzelliğe düşkün insanlardan hep kaçan Anna.
Hayatta ve ayakta kalmak için iş bulmaya çalışıyor. Ama güzelliği bunu imkansız hale getiriyordu. Her iş görüşmesinde takıntılı, sorunlu kişiler çıkıyor. Çoğu güzelliğinden dolayı tacize kadar ilerliyordu.
Güzelliğini önemsemeyeceği biri,iş,pozisyon ücreti ne olursa olsun kabul edecekti.. Şans Anna’nın karşısına Aidan’ı çıkarttı. Özel asistanı olarak işe başladı.
Acaba Aidan Anna’nın kusursuzluğu karşısında içindeki savaşa dur diyebilecek mi?
Aidan Annayı kusurlarını aramaktan vazgeçip, hiç bir kadına vermediği kalbini verebilecek mi?
Ya Anna yüzünde şu an görmediği, ama ruhunda derin yara açan. Annesinin bile yüzüne bakmadığı kusurlu gördüğü,sevdiği adamın kusurunu öğrenince onu sevmeye devam edecek midir ?
Bence okumalısınız...
Özge Erkin