Bir Okur

4/10
·396 syf.··
2022 54. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 17 Eylül 2022 18:20
Yazarın başka bir kitabı olan Vahşi'yi okumuştum daha önce ve bayılmasam da fena bir kitap değildi, dolayısıyla bu kitapla ilgili bazı beklentilerim vardı. Hoş, Vahşi'yi bile pek sevmemiştim, yani beklentilerim öyle aman aman şeyler değildi... Ama nedense bu kitabı daha çok sevecekmişim gibi gelmişti. Eh, ne diyebilirim? En zından Vahşi'yi okumak zamanı boşa harcadığım için pişmanlık hissi uyandırmamıştı bende. Sihrin En Koyu Tonu uyandırdı. ceyda'nın tavsiyesi üzerine ondan ödünç alıp okudum kitabı. Kendisi hem bunu, hem de devam kitabını okudu ve Vahşi'nin bu seriye kıyasla daha iyi olduğunu itiraf ediyor. Kitaba başlarken pek katılmıyordum ama artık haklı olduğunu kabul ediyorum. Tam olarak emin değilim ancak 4 ya da 5 gün sürdü kitabı bitirmem. Bunun nedeni sürükleyicilik ya da hikayeyi çok beğenmem olmadı ne yazık ki: bir an önce bitirmek, daha güzel kitaplara geçmek istedim. Öyleki son 50 sayfada paragrafları atladım, bir an önce elimden bırakıp kurtulmak istedim. Öncelikle söylemeliyim ki karakterleri hiç beğenmedim. Ne başrol Kell'i ne de yankesici Lila'yı. Nedenim de basit: 400 sayfa boyunca hiçbirinin gerçekten de insan olduğuna ikna olamadım. Kell'de bu bir yere kadar katlanılabilir seviyede (ki bazen o bile beni gıcık etti) ama Lila! Lila'nın dünyası sihirden yoksun bir dünya, kendisi - sıradan bir yankesici. Ancak yazar onun inatçı, korkusuz ve "güçlü" olduğunu o kadar okurun gözüne sokmaya çalışıyor ki bir yerden sonra tavırlarının doğal olmadığını ne kadar istersen iste görmezden gelemiyorsun. Karakter sadece 17 yaşlarında ve hayatında hırsızlık yapmaktan başka hiçbir şey yapmamış. Ancak kitabın olaylarına tepkileri (spoiler vermek istemiyorum ama beladan belaya koşuyor karakterlerimiz) sanki her haftasonu benzer şeyler yaşıyor gibi. Hele
Kötü Kitap
Sihrin En Koyu TonuVictoria Schwab (V.E. Schwab) · Pegasus Yayınları · 2019370 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
7/10
·368 syf.··
2022 50. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2022 12:05
Bir arkadaşımın ısrarı üzerine ondan, ceyda'dan ödünç alarak okudum. En öne çıkan ve ilk bahsetmek istediğim özellik kitabın oldukça akıcı olması. Ben araya başka kitaplar sokarak 7 günde bitirdim ki sakin bir tempoyla 3 günde bitirilebilecek bir kitap olduğunu düşünüyorum. Geriye dönüş tekniğini genel olarak seviyorum ve kitapta bir 10 yıl, bir 2 yıl, yok 50 dakika yok 4 saat geriye sıçramalar benim için çok zevkliydi. Karakterleri sevdim ancak kendime çok yakın gördüğüm biri olmadı ki ilginç bir şekilde bunu kötü bir şey olarak görmüyorum. Sanırım kitabı okurken daha çok hikaye ve iki ana karakter (Victor ve Eli) arasındaki mücadele daha ilgi çekici geldi, öyleki benim için bir satranç oyununu izlemeye benzedi okuma süreci: merak unsurunu çoğunlukla yapılacak hamleler sağlıyordu, taşlar değil. Karakterler kendi kişiliklerinin, amaç ve duygularının açıklandığı bölümlere sahipler (çoğu yan karakter bile) ancak bunun yetersiz kaldığını düşünüyorum. Kitaba çok yüksek bir puan vermememin sebebi... Birden fazla sebebi var aslında. Birincisi ve diğerine kıyasla daha önemsizi, bilim-kurgudan ziyade fantastik seviyor oluşum ve 21. yüzyılda fantastik güçlere sahip insanlar hakkında okumanın bana itici gelmesi. İçten içe garipsiyorum sanırım, bilemiyorum. İkinci sebep, üstte de yazdığım gibi, karakterlere pek yakınlık duyamam. Doğrusu başrol bile, ki doğal olarak en çok bahsedilenlerdendi, ölse/başına bir iş gelse üzülürüm diyeceğim birisi değildi. Üçüncü sebebi ise kitabın okura bir şey kattığını düşünmemem. Bunu açıklamak için ise... Eh, yazmaya başlarken spoilersız bir inceleme yazmayı planlıyordum ama sanırım başaramayacağım: —SPOİLER— İki kişi var, Eli ile Victor. Birincisi kutsal bir gücün varlığına inanıyor, diğeri inanmıyor. Bu ikisi özel güçler kazanıyor ama
VahşiVictoria Schwab (V.E. Schwab) · Pegasus · 2018612 okunma
Sıkıcıydı
2/10
·176 syf.··
2022 40. kitabı
·
34 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2022 17:19
Doğrusu sıkıcıydı. Herhangi birine tavsiye edeceğimi sanmıyorum. Hikayeler ne bana bir şey kattı, ne de başka herhangi bir yönden geliştirdi. Kötü bir kitap olduğunu söyleyemem sanırım... ama bunun nedeni ne iyi ne de kötü bir yanın olması. Kitabı bitirdikten sonra boşluğa düştüm, "Ben ne okudum?" diye sordum kendime. Bazı noktalarda sinir etmesi dışında hiçbir duygu uyandırmadı. Belki kültür farkındandır, bilemiyorum. Arkadaşımla birlikte ( ceyda ) okuduk, daha doğrusu o benden önce, ancak o da kitaba karşı bir şey hissedemedi. Hatta ben okumaya başladığımda çoğu hikayeyi sıkıcılıklarından dolayı unutmuştu bile, üzerinde konuşabilmek için detaylıca anlatmam gerekti, aksi halde hatırlayamıyordu. Böyle olacağını bilseydim para harcamazdım. Kimseye tavsiye etmiyorum.
İnceleme
Yeşil Bambu ve Diğer Fantastik ÖykülerOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 20214,048 okunma
7/10
·164 syf.··
2022 38. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2022 17:15
Edebiyatımızın ilk yerli romanı olduğundan içimde bir merak uyandı, kitapçıda karşılaşınca düşünmeden temin ettim. Benim iki günümü aldı ancak kısa ve akıcı olduğu için aslında bir günde bile bitirilebilir. Kurgusunda okuyucuyu şaşırtması planlanan birkaç olay vardı, tahmin ediyorum aralıksız okusaydım daha etkili olurdu; hikaye üzerinde azıcık durup düşündüğünüzde oldukça tahmin edilebilir oluyor. Karakterler mantıklı gelmeyen davranışlarda bunuyorlardı tabii ama yazıldığı tarih göz önünde bulundurulduğunda bu detay beni kitaptan uzaklaştırmadı, tam tersi etkiye neden olduğunu bile söyleyebilirim. İlklerden olduğu için okunabilecek bir kitap, tavsiye ederim.
Taaşşuk-ı Talat ve FitnatŞemseddin Sami · İthaki Yayınları · 202138,1bin okunma
Ortalama bir kitaptı
5/10
·448 syf.··
2022 37. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2022 20:50
Fazla uzatmadan kitabın tek seferlik olduğunu söyleyebilirim. Karakterleri çoğunlukla beğendim ancak ne sevmediğim ne de çok sevdiğim karakterler oldu, hiçbiri bende gerçekten güçlü duygular uyandırmadı. Kişilik gelişimleri orantılıydı, ki bu kesinlikle bir artı, ancak hiçbirine bağlanamadım, olur da ölürse çok üzülürüm diyebileceğim bir karakter yok. Kitap insanlığın Güneş sistemindeki çoğu gezegeni kolonileştirdiği, gezegenler arası seyahat sıradan bir şey olalı çok zaman geçmişken başlıyor. En sevmediğim kısım da muhtemelen buydu: Aradan kaç bin yıl geçmiş, teknolojileri kim bilir ne kadar gelişmiş... ama sıkıntı da o ki gelişmemiş! Kitaptaki herhangi bir tarihi olaya atıfların çoğu, hatta neredeyse tamamı (birkaç istisna dışında) bizim de bildiğimiz olaylar, öyleki okurken aradan o kadar zaman geçtiği gerçeğini benimsemekte insan zorlanıyor. Sanki bizim 2022 insanı bir anda uzay teknolojileri kazanmış. Sosyal normların hiç değişmemiş olması da cabası. En sevdiğim kısmı ise sanırım ters köşelerdi. Yanlış anlaşılmasın, çok fazla değillerdi hani ama (her ne kadar bazıları fazlasıyla tahmin edilebilir olsa da) bazıları beni tatmin etmeyi başardı. Birisine tavsiye edeceğim bir kitap değil, satın almayı da düşünmüyorum: bir arkadaşım önermişti, ödünç alıp okudum. Tekrar okunacak bir yanı yok. Gene de seriyi bitirmeyi planlıyorum. Umarım ikinci kitap daha iyidir.
Kızıl YükselişPierce Brown · Pegasus Yayınları · 20152,537 okunma