Kader ne tuhaf; kimin hafızasında sonsuza dek güzel kalabilmek için didinip ihtimam gösteriyorsak, en çirkin halimiz onların hatırasında saklı kalıyor.
Akşam, heybesinde gizlediği karanlığı, gündüzün pürüzsüz aydınlığı üzerine hoyratça boca ettiğinde, insanın payına en çok hasret düşer. Benim için geceyle gündüzün artık bir farkı kalmadığından, hatıraların orta yerinden bana bakıp duran yüzler, her dakika kalbimi özlem ateşiyle yakıyor. Kara ve soğuk bir mevsimin içinde debeleniyorum. Başkalarına şifa olan zaman, beni zehirliyor.