Kayıpkitaplarülkesi

Kayıpkitaplarülkesi
@Birviranee
Büyük bir kitaplığımız olsun bizim de. Bu şehre, bu karmaşaya, bu merhametsizliğe, bu gürültüye ayak uyduramayanların sığınabileceği bir kitaplığımız olsun.
Ağlayamıyordum, ah doya doya ağlayabilmek mümkün olsa...
Puan vermedi·200 syf.··
2025 32. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 09 Temmuz 2025 03:15
Yakışıklı, eğitimli, çapkınlığıyla ortamlarda dikkat çeken genç bir adam Necdet Feridun'un acıklı aşk hikâyesi... Kızlarla olan münasebeti eğlenmek üzereyken işler bu sefer tersine döner Meliha'yı köşk penceresinden görür görmez aşkın içine düşer. Bu aşk, Meliha'nın en yakın arkadaşıyla evlenmesinin ardından Necdeti sevdiğini itirafıyla ıstırabın şiddetini artıracaktır. Bu ıstırab karşısında Necdet, Meliha'dan kaçmak için eline geçen her uzaklaşma fırsatını kaçırmasa da aşkı ve Meliha'dan uzaklaşma ıstırabı onu bir an olsun bırakmaz. Meliha'nın türlü çılgınlıkları ve cesurca davranışları Necdet'i korkutmaya başlar. Bir fiyonklu kurdele ve sarı gül ile kendi cinayetinin ve onu seven Müzehher'in aşkının nişanesiyle ölmeye karar verdiği sırada hikâyesini yazdığı mektupları kadim bir dostuna emanet ederek ıstırabına son verir. Ancak ölümünün ardından Meliha da doğum esnasında ikisinin can parçası oğlunun doğumunda ölür. Geriye Necdet'in mezarının solunda onu seven Müzehher'in mezarı, sağ tarafında ise çok sevdiği Meliha'nın mezarı kalır. Ve vasiyeti üzerine mezarlarına sarı güller konulur acı bir şekilde oğulları Haldun Fikret tarafından. Elemli bir aşk, ıstırap ve adım adım ölüme giden hikâyenin arasında kendinizi bulabileceğiniz bir esere veda etmek istiyorum en çok da Zavallı Necdet, Zavallı Müzehher ve Meliha'ya... Okuyacak kitap dostlarıma keyifli okumalar dilerim...
Zavallı NecdetSafvet Nezihi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20215,2bin okunma
Reklam
Ben ne yaşamayı becerebildim ne de ölmeyi
10/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2025 30. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Temmuz 2025 17:56
Canfeda Konağı'nın kuşakları Paşagil ailesinin acılarını, kırgınlıklarını, yalnızlıklarını, sessiz çığlıklarını, iç yaralarını, öfkelerini, yitirdiklerini ve bastırılmış duygularının anlatıldığı hikâyeler silsilesi hepimizi derinden sarsıyor. Usulca bizi girdabına alan her bir karakterin hikayeleri arasında bocaladığımız, içimizin parça parça bizden koptuğu bir hüzünler durağı... Kuşaklar arasında birbirini kovalayan kaderin oyunu yakalıyor Canfeda Konağı üyelerini doğduğun ev kaderindir sözünün hayat bulmuş hali gibi. Halide,Handan Hanım,Derviş Ali, Reyhan Hanım, Zeliha, Nihal ve Cihangir'in hikâyeleri bir bir karşımıza çıkıyor, başlarda kopuk kopuk görünse de tüm hikayeler birbirine dokunup teğet geçiyor içten içe en çok da onları yaralarının üzerini örttüğü yerinden. Canfeda Konağı mirasçıları Zeliha, Nihal ve Cihangir'in konağı satılığa çıkarmak için son defa konağa geldikleri gecede herkes kendi hikayesinin trajedik tarafıyla yüz yüze geliyor. Gece, onların hikayesinin yanında bu konağın talihsizliklerinden payını alan Halide, Handan ve Derviş Ali 'nin de hikayesiyle yüzleşiyorlar. Canfeda Konağı'nın şahit olduğu acıklı sonlarla hikayelerde nefesinizi tutacağınız sürükleyiciliğe yelken açacağınız keyifli okumalar dilerim. Halide, Handan ve Derviş Ali 'ye selam olsun... Yaraların altı çizilir mi diyeceksiniz evet çizilir çünkü onlar bizim de yaramız oldu. "Halide Abla geceleri yaşamayı severdi. Kendi yalnızlığına ortak olsun diye gece açan çiçekleri sevdi hep. Kim bilir belki de kendine benzetiyordu o çiçekleri." "Ben içime dönerim bilirsin. Gidecek başka yerim kalmayınca, içimdeki kör kuyuya." "Ruh bir kere parçalanırsa tamir olmaz. Bir daha şifa bulmaz." "Hem her yerdeyim hem hiçbir yerde." "Kulağa nasıl da trajik geliyor değil mi? Ben ne yaşamayı
1000Kitap
Gece Açan ÇiçeklerTarık Tufan · Doğan Kitap · 20258,1bin okunma
Şimdi şiir bence senin yüzündür.
Puan vermedi·176 syf.··
2024 33. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 27 Eylül 2024 00:04
Sabahattin Ali'nin bütün eserlerinden en güzel alıntıların derlenmiş bir nüshasıyla hemhal oluyorsunuz bu eserinde. Kalemini çok sevdiğim yazarların başında Sabahattin Ali geliyor. Okumaya kıyamadığım bu eserinde de daha önceden okumuş olduğum eserlerinin dimağımda bıraktığı tadı tatmak ve hissetmek ilaç gibi geldi. Yazarımızın kalemiyle tanışmadıysanız bir şans vermenizi tavsiye ediyorum. Bol alıntılı bir okuma keyfi diliyorum şimdiden...
Aldırma GönülSabahattin Ali · Doğan Novus Yayınları · 2019642 okunma
Puan vermedi·110 syf.··
2024 30. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 10 Ağustos 2024 00:08
"Yaşadığından bile emin değildi zira bir ölü gibi yaşıyordu." Anlamın olmadığı yerde bir anlam varmış gibi davranmayı reddeden Mearsault'un toplumsal düzenle kendi özgürlüğü arasındaki açmaza ve kendine topluma karşı yabancılaştığını gösteren bir romanla karşı karşıya bırakıyor bizi Albert Camus. Mearsault, annesinin ölüm haberi üzerine kaldığı bakımevine gider, orada annesinin cenaze ritüellerinde duygusal bir tepki vermeyince farklı izlenim bırakmıştır orada yatan yaşlılara ve bakımevi müdürüne. Akabinde ise komşusu olan Raymond'un belalısı olan sevgilisinin abisini kumsalda beş el ateş etmesiyle tutuklanmasının üzerinde bıraktığı etkiden bahseder, işte tam burada da aynı duygusal kayıtsızlığını görüyoruz. Meursault, kendine ve topluma karşı yabancılaşmış düşünceleriyle kendini idam cezasına hazırlamasıyla ölüme hazır olduğunu adeta kendine telkin eder. Meursault,burada bizi idam cezasının gerekli mi yoksa gereksiz mi olduğuyla ilgili bir beyin fırtınası yaptırırken aynı zamanda idam cezası yerine alternatif çözümler üretmemize de ortam hazırlıyor. Bu eser, toplumsal düzenle bireyin özgürlüğü arasındaki duygusal çözümleri analiz etmemizi sağlarken aynı zamanda bizim de topluma ve kendimize ne kadar yabancılaştığımızı da sorgulatıyor. Albert Camus, bu eserinde gayet sade ve akıcı bir dil kullanmakla beraber varoluşçu izler taşıyan "saçma" felsefesini de geliştirmiştir. 1942' de yayımlanan bu eser, 1957'de Nobel Edebiyat Ödülü' ne değer görülüp bugün 20. yüzyıl edebiyat ve düşünce dünyasının en önemli eserlerinden ve yazarlarından olarak kabul ediliyor. Bu eserde kendinizin, topluma ne kadar yabancılaştığınızı ve aynı zamanda duygusal kayıtsızlığınızla yüzleşirken bulacaksınız. Bu değerli eserin daha çok okunması ve okurken de sorgulanması dileğiyle... İyi okumalar
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,1bin okunma
O zaman canımı acıtan şey hayal kırıklığıydı...
Puan vermedi·71 syf.··
2024 28. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Ağustos 2024 17:05
Yaşlı bir kadının üzerinden yıllar geçmesine rağmen içini kemiren, hiç kimseye anlatamadığı 24 saatlik bir dilimde başına gelen olaylar ve durumlar zincirinin bıraktığı ruhsal etkiden bahseden bir eser. Bu bir günlük zaman diliminde başına gelen olayı anlatmasına sebep olan kaldığı pansiyon sahibinin karısının bir gün önce gelen müşterisiyle kaçıp sırra kadem basmasıydı. Bu olay üzerine pansiyonda kalan diğer misafirlerin kadını suçlayan yorumları üzerine bir kişi hariç onlara katılmayıp tam tersini kadının yaptığı şeyin savunmasını yapmasıydı. Bunu gören yaşlı kadın bu kişiye dostane bir şekilde yaklaşır ve gözleri onu arar pansiyonda sohbet etmek için. Adam, bir gün sonra pansiyondan ayrılacağını söyleyince yaşlı kadın bunun üzerine içini yıllarca kemiren bir günlük hadiseyi abartısız olduğu gibi anlatmaya karar verir ve içi biraz olsun rahatlamıştır. Bu eserde kadının ve başından geçen olayları ve duygu değişimlerini sorgulamadan anlamaya çalışırken kendimizi buluyoruz. Evet, birilerini yargılamak kolaydır ancak insan ruhunun karmaşasından doğan güçlerin bizi ele geçirdiği gerçeğini unutmamamız gerektiğini bir kez daha görüyoruz. Biz olsaydık ne yapardık diye kendimizi bir an baş kahramanın yerine koyduğumuzda işte o zaman kesin bir cevap vermemizin mümkün olmadığını göreceksiniz zira yapmam dediğimiz şeyleri yaparken kendimizi bulma gibi bir yazgıyla karşı karşıya buluruz kendimizi. İnsan ruhunun karmaşası karşısında kesin hüküm verme alışkanlığımızı bıraksak ne güzel olurdu diyebileceğiniz bir eser. Eminim ki bazı kesitlerde kendinizi göreceksiniz ve buna şaşırmayın derim:) Stefan Zweıg'ın her bir eserini keyifle okumaktan aldığım hazzın tarifi yok. Diğer eserlerini de okumam hatta okumamız dileğiyle...Keyifli okumalar...
Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört SaatStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024150,9bin okunma
Reklam