Fransızca’da ‘ay’ demek olan croissant, bayraklarındaki sembolü ay olan Türklerin yenilgisini (2.Viyana) kutlamak için pişirilir ve (Türklerden getirdikleri) kahveyle beraber ikram edilir.
Granada’daki Elhamra Sarayı gibi dış görünüşü mütevazi, iç tarafı son derece zengin olan eserler, İslâm kültüründe zâhir ile bâtın, hareket ile sükûn, tefekkür ile estetik zevk arasındaki dengenin ve bütünleşmenin kayda değer örnekleridir.
Avrupa’daki müslüman algısı genellikle teolojik temelli bir şeytanileştirme ve ötekileştirme olarak karşımıza çıkar(boynuzlu, başarıları büyüyle elde eden, kaba saba, karanlık pagan)
Müslüman kaynaklarda Haçlılarla ilgili yapılan tasvirlere baktığımızda ise olumsuz değerlendirmelerin somut ve tikel örneklere dayandığını ve teoloji temelli bir şeytanileştirme ameliyesine dönüşmediğini görürüz.
“Tarihin, bir zincirin sonsuz halkaları gibi sanal bir ilerleme ve acı hayal kırıklığından başka bir şey olmadığı böyle bir dünyada yaşamak mümkün müdür?”
|EdmundHusserl